• 0 Items - $0.00
    • No products in the cart.

Hakkında

BİR HAYAT, BİR ARAYIŞ, BİR SORUMLULUK

Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu Kimdir?

Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu; eğitimcilik, sosyal saha çalışmaları ve düşünce temelli yazılarıyla tanınan bir yazar ve araştırmacıdır. 1973 yılında Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde doğmuş, Türkiye’nin farklı bölgelerinde geçen çocukluk ve eğitim yılları boyunca insan, toplum ve adalet meselelerine yönelen bir düşünce hattı geliştirmiştir. Eğitim bilimleri, sosyoloji, psikoloji ve ilahiyat alanlarındaki akademik birikimini sahadaki öğretmenlik tecrübesiyle birleştirmiş; özellikle dezavantajlı bölgelerde yürüttüğü çalışmalarla eğitimin erişilebilirliği üzerine yoğunlaşmıştır. 1996 yılında başladığı öğretmenlik görevini yalnızca sınıf içi bir faaliyet olarak değil, sosyal sorumluluk temelli bir insan çalışması olarak ele almış; köy okullarında yürüttüğü saha faaliyetleri, öğrenci destek projeleri ve eğitim odaklı organizasyonlarla binlerce öğrencinin hayatına doğrudan temas etmiştir. Bu çalışmaları nedeniyle 2005 yılında “Yılın Öğretmeni” ödülüne layık görülmüştür. 2008 sonrası dönemde yazı faaliyetlerine ağırlık veren Sadıkoğlu; roman, deneme ve düşünce yazılarıyla insan, vicdan, inanç, modern hayat ve toplumsal sorumluluk ilişkisini ele alan eserler kaleme almıştır. Bugüne kadar çok sayıda kitap ve makale yayımlamış; yazıyı bir ifade biçiminden çok, insanın hakikat arayışına eşlik eden bir tanıklık alanı olarak konumlandırmıştır.

İnsan, yalnız kendisinden değil; karşılaştığı her hayattan, dokunduğu her kaderden ve sessizce yanından geçip gittiği her sorumluluktan emanettir.

Bu ifade, Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu’nun düşünce dünyasının merkezinde yer alan ahlâkî bir ilkeyi temsil eder. Ona göre insan, yalnızca kendi hayatından değil, temas ettiği her hayattan sorumludur. Eğitim çalışmalarından saha yolculuklarına, yazılarından sosyal projelerine kadar uzanan tüm üretimi, insanın insana karşı taşıdığı bu emaneti hatırlatma çabasının bir devamıdır. Yazı, bu anlayışta bir anlatım aracı değil; görmezden gelinenin fark edilmesi, unutulanın yeniden hatırlanması ve insanın kendisiyle yüzleşebilmesi için sürdürülen bir sorumluluk biçimidir.

Sadıkoğlu için yazmak, düşünce üretmenin ötesinde bir tanıklık biçimidir. Metinlerinde hızlı sonuçlara, kolay yargılara ya da geçici gündemlere yer vermez; insanın kendisiyle, inancıyla, toplumla ve adalet duygusuyla kurduğu derin ilişkiyi anlamaya yönelir.

Onun kaleminde kelime, süs değil yük taşır. Her cümle, hayatın içinden süzülmüş bir tecrübenin izini taşımayı; okuru sadece bilgilendirmeyi değil, durup düşünmeye davet etmeyi amaçlar. Bu nedenle eserleri, tüketilen değil, tekrar dönülüp okunan metinler olarak varlık kazanır.