2026-03-15

HESAP İÇİN AĞARSIN EBEDİ SABAHLAR

A­dam tüm iç­ten­li­ğiy­le göz­le­ri­ni yum­du, Fa­ti­ha’sı­nı o­ku­du, a­da­mın e­lin­de­ki bi­let­le­re üf­le­di ve Mil­li Pi­yan­go bi­le­ti­ni çek­ti. “Al­lah’ım” de­di “ba­na pa­ra çık­sın, ko­ca­man ca­mi­ler, o­kul­lar, çeş­me­ler yap­tı­ra­ca­ğım.” Bu­nun hu­zu­ruy­la tut­tu e­vi­nin yo­lu­nu. O ka­dar sa­mi­mi i­di ki du­a­sın­da pa­ra çık­mış ol­say­dı ca­mi­ler yap­tı­ra­cak, o­kul­lar yap­tı­ra­cak­tı. Ve dev­let e­liy­le oy­na­tı­lan bu ku­mar­dan, id­di­a­sın­dan lo­to­su­na ka­dar el­de e­di­len ge­li­rin yüz­de bil­mem ka­çı ak­ta­rıl­dı, ca­mi­ler ya­pıl­dı in­san­lar i­ba­det et­sin di­ye.

Fu­huş­tan el­de e­di­len ver­gi­ler­le o­kul­lar ya­pıl­dı ço­cuk­lar e­ği­tim gör­sün di­ye. Son­ra o­tur­duk dö­vün­dük, biz ni­ye bu hal­de­yiz di­ye. E­vet! Yüz­de 98’i İs­lam id­di­a­sın­da ol­du­ğu ve "ku­mar" ol­du­ğu bi­lin­di­ği hal­de ül­ke­de 40 mil­yon a­det pi­yan­go bi­le­ti sa­tı­lı­yor. Ço­cuk­la­rı çı­ka­rın ner­dey­se ki­şi ba­şı­na bir bi­let dü­şü­yor. Ka­pi­ta­liz­min is­te­di­ği "u­mut be­zir­gan­lı­ğı", ey­val­lah! Ya bu sis­te­min 'dev­let e­liy­le' iş­le­til­me­si? Ku­mar­dan, fu­huş­tan a­lı­nan ver­gi­ler­le ya­pı­lan o­kul­lar, ö­de­nen ma­aş­lar? Top­lum­da bi­ten "in­sa­ni ve vic­da­ni" kav­ram­lar? Bu­har o­lup u­çan tes­li­mi­yet ve hu­şu?

Ku­lak­la­rım­da i­se Ni­sa 136: "Ey İ­man e­den­ler, İ­man e­din!"

Bir coğ­raf­ya dü­şü­nün ki...

Bu coğ­raf­ya­nın %98 gi­bi e­zi­ci bir ço­ğun­lu­ğu İs­lam id­di­a­sın­da ya­ni “Müs­lü­ma­nım” di­yor ve Müs­lü­man ol­mak i­çin “ke­li­me-i şe­ha­det” kav­ra­mı­nı ye­ter­li gö­rü­yor! Ya­ni ra­kam­lar­la ko­nu­şur­sak gün­cel o­la­rak 82 mil­yon nü­fu­su o­lan bu coğ­raf­ya­da 80 mil­yon­luk bir ke­sim “İs­lam” id­di­a­sın­da. A­ma ne il­ginç­tir ki;

  • - İ­man et­ti­ği­ni id­di­a et­ti­ği ki­ta­bı sa­de­ce %8’lik bir ke­sim o­ku­muş o da 1 kez (Di­ya­net 2014 a­raş­tır­ma­sı). Ya­ni 6,5 mil­yon ki­şi Kur’an me­a­li o­ku­muş. Ge­ri­si sa­de­ce “duy­muş” ve i­man et­miş (!) 2014 yı­lın­da ya­ni beş yıl ön­ce bu tes­pi­ti ya­pan Di­ya­net Ku­ru­mu’nun e­lin­de­ki büt­çe­ye is­ti­na­den ge­çen za­man i­çin­de bu o­ra­nı art­tır­mak i­çin bir ça­ba­sı ol­muş mu? HA­YIR!
  • - %98’lik ke­sim Kur’an me­a­li o­ku­yan ve i­çin­de­ki hü­küm­le­rin far­kı­na va­ran %8’lik ke­si­me se­le­fi, vah­ha­bi, ka­fir, mün­kir o­la­rak ba­kı­yor. Çün­kü i­çin­de bu­lun­du­ğu ve ka­nık­sa­dı­ğı “kül­tür” böy­le dav­ran­ma­sı­nı öğüt­lü­yor.
  • - 2015 ve­ri­le­ri­ne gö­re bu coğ­raf­ya­da 31,8 mil­yon­luk e­zi­ci bir ke­sim her­han­gi bir ta­ri­kat, ce­ma­at ve­ya is­la­mi o­lu­şu­ma ü­ye ve­ya bun­la­rın her­han­gi bir ko­lu­na ta­bi du­rum­da.
  • - Kur’an me­a­liy­le ta­nı­şan %8’lik ke­si­min (ay­nı a­raş­tır­ma­ya gö­re) %2,4 lük bir ke­si­mi fark­lı bir me­al o­ku­ma im­ka­nı­nı el­de et­miş. Ya­ni ta­bir-i ca­iz­se yak­la­şık 2 mil­yon ki­şi i­ki ve­ya da­ha faz­la me­al o­ku­ma şan­sı el­de et­miş.
  • - Top­lu­mun ne­re­dey­se ta­ma­mı na­maz, hac, o­ruç, ze­kât gi­bi Kur’an-ı Ke­rim’in “nü­suk (ri­tü­el)” o­la­rak ad­lan­dır­dı­ğı i­ba­det­le­ri ye­ri­ne ge­tir­mek­le a­hi­re­ti­ni ga­ran­ti­le­di­ği ka­na­a­tin­de. Yi­ne bu ke­si­min ka­na­a­ti­ne gö­re Kur’an sa­de­ce me­zar­lık­lar­da o­kun­ma­sı ge­re­ken bir ki­tap ol­sa ge­rek ki son dö­nem­ler­de ö­zel­lik­le per­şem­be gün­le­ri i­kin­di na­ma­zın­dan son­ra Be­le­di­ye­ler bü­yük bir hiz­met ve­re­rek me­zar­lık­lar­da ha­zır­la­dık­la­rı sis­tem­le ö­lü­le­re can­lı ya­yın (!) ya­pı­yor.
  • - Baş­ta Di­ya­net ol­mak ü­ze­re or­ta­la­ma 32 mil­yon­luk İs­la­mi o­lu­şu­mun en ge­niş hal­ka­sı­nı tem­sil e­den top­lu­lu­ğun gün­de­min­de hak, hu­kuk, a­da­let, zu­lüm, maz­lum, mü­min, mü­na­fık kav­ram­la­rı ne­re­dey­se hiç yok.
  • - Bu bü­yük ka­la­ba­lı­ğın he­men hiç­bi­ri ken­di grup, ce­ma­at ve ta­ri­ka­tın­dan ol­ma­ya­nı mün­kir sa­yı­yor hat­ta ar­ka­sın­da na­maz da­hi kıl­mı­yor! A­ma ay­nı Al­lah’a, pey­gam­be­re ve ki­ta­ba i­na­nı­yor (!)
  • - Ül­ke­de 6 mil­yon in­san aç­lık sı­nı­rın­da ya­şar­ken ve 13 mil­yon a­i­le as­ga­ri üc­ret­le ge­çi­nir­ken bu o­lu­şum­la­rın top­lam ser­ve­ti ül­ke­nin büt­çe­si­nin ne­re­dey­se 10 ka­tı­na e­şit (!)
  • - Ken­di­ni “mu­vah­hid” o­la­rak lan­se e­den %0,96’lık bir ke­sim var. Ya­ni yak­la­şık 1 mil­yon ki­şi. Bun­lar da bir­bi­ri­ni tek­fir et­mek­le prog­ram­lan­mış. E­leş­tir­mek had­di­ni­ze mi a­nın­da yi­yor­su­nuz küf­rü ve ha­ka­re­ti. A­yet mi su­nu­yor­su­nuz de­lil o­la­rak o bi­le çü­rü­tül­me ça­ba­sı i­çin­de. Çün­kü hak­lı çık­ma­lı (!) Hakk yer­de kal­sa ne o­la­cak ki!
  • - Ve a­lın bu tab­lo­yu 1,83 mil­yar­lık 63 ül­ke­den mü­te­şek­kil, dün­ya nü­fu­su­nun %23’ü­ne gö­tü­rün! Du­rum fark­lı mı? Ya­zık ki ha­yır! Hat­ta de­ni­le­bi­lir ki şu an­da en i­yi du­rum­da o­lan yi­ne Tür­ki­ye…

Ba­şı­nı­zı el­le­ri­ni­zin a­ra­sı­na a­lın ve dü­şü­nün; Say­fa­lar ya­za­bi­le­ce­ği­miz bu tab­lo cid­di bir e­leş­ti­ri­yi hak et­mi­yor mu? Bu e­leş­ti­ri­ler tek­fir se­be­bi mi ol­ma­lı yok­sa bir­leş­me se­be­bi mi?

Dün­ya nü­fu­su­nun sa­de­ce %6’sı­na sa­hip A­me­ri­ka, bu dün­ya­nın ser­ve­ti­nin ya­rı­sı­nı el­de tu­tu­yor­ken New York'ta­ki gök­de­len­le­rin sa­de­ce bir ta­ne­si­nin yıl­lık iş­lem hac­mi İs­tan­bul Men­kul Kıy­met­ler Bor­sa­sı'nı sol­lu­yor! Bu ka­dar mı? Ta­bi ki ha­yır! 8 ki­şi­nin mal var­lı­ğı dün­ya­nın tüm in­san­la­rı­nın ya­rı­sı­nın mal var­lı­ğı­na e­şit... Ya­hu Al­lah aş­kı­na! İ­man et­ti­ği­miz din kö­le­le­rin, yok­sul­la­rın, düş­kün­le­rin, borç­lu­la­rın, i­til­miş­le­rin çığ­lı­ğı o­la­rak çık­ma­mış mıy­dı? Al­lah'ın bir ök­sü­zün, bir ye­ti­min vic­da­nın­dan son hay­kı­rı­şı de­ğil miy­di? Ba­kın ne di­yor bu son hay­kı­rış;

“Lât ve Uz­za’yı ve di­ğer ü­çün­cü­sü Me­nat’ı gör­dü­nüz mü?”(Necm 19-20)

Lât: O­to­ri­te… Uz­za: Güç… Me­nat: Pa­ra…

A­ye­ti ya­şa­yan yo­ru­mu i­le ye­ni­den o­ku­ya­lım: “O­to­ri­te, güç ve ü­çün­cü­le­ri i­se pa­ra…" "Bun­lar si­zin ve a­ta­la­rı­nı­zın tak­tı­ğı bir ta­kım i­sim­ler­den baş­ka bir şey de­ğil­dir… On­lar ger­çek­te zan­na ve ne­fis­le­ri­nin is­tek­le­ri­ne/ar­zu­la­rı­na ta­bi o­lu­yor­lar.” (Necm 23) Ne­fis­le­ri­nin is­tek ve ar­zu­la­rı o­to­ri­te, güç ve pa­ra ar­zu­lu­yor. Bun­la­ra u­laş­mak i­çin, ü­çü­ne de pres­tij e­di­yor­lar ve göz­le­ri baş­ka bir şey gör­mü­yor, put gi­bi ta­pınç nes­ne­si ha­li­ne ge­ti­ri­yor­lar… O­to­ri­te­yi, gü­cü ve pa­ra­yı ken­di­le­rin­de top­la­mak/bi­rik­tir­mek is­ti­yor­lar. Bun­la­rı el­de et­mek i­çin gir­me­dik­le­ri kı­lık, at­ma­dık­la­rı tak­la kal­mı­yor. Bun­lar i­çin sa­va­şı­yor, vu­ru­şu­yor, kan dö­küp fe­sat çı­ka­rı­yor­lar…

O­to­ri­te: Dev­let, sal­ta­nat, taht, li­der, ec­dad, e­ge­men­lik, sı­nır, u­lus… Güç: Si­lah, pet­rol, top­rak, nü­fus, nü­fuz… Pa­ra: Ser­ma­ye, ban­ka, al­tın, gü­müş, do­lar, eu­ro…

Yer­yü­zün­de kan dö­küp fe­sat çı­kar­mak bun­lar i­çin ol­mu­yor mu? Ya­şa­dı­ğı­mız ça­ğa dik­kat e­di­niz… O­to­ri­te sev­da­sın­dan em­per­ya­lizm doğ­muş. Güç ta­pın­cın­dan fa­şizm doğ­muş. Pa­ra hır­sın­dan ka­pi­ta­lizm doğ­muş.

İn­san­lı­ğı­n e­ze­lî ve e­be­dî so­ru­nu bu ü­çü; Lât (o­to­ri­te), Uz­za (güç/kuv­vet) ve Me­nat (pa­ra) baş­ka bir şey de­ğil. Ne di­yor Kur’an bu ü­çü­ne kar­şı? 1.Al­lah’tan baş­ka o­to­ri­te yok­tur (La i­la­he il­lal­lah) 2.Güç ve kuv­vet yal­nız­ca Al­lah’a a­it­tir (La hav­le ve la kuv­ve­te il­la bil­lah) 3.Mülk Al­lah’ın­dır (Le­hu’l-Mülk). Şim­di an­la­şıl­dı mı bun­la­rın “is­mi” ne­den ve­ri­li­yor Kur’an’da. Çün­kü bun­lar in­san­lık­ta öl­me­yen “i­sim”ler. Yok o­lup git­miş taş­lar, tah­ta­lar de­ğil. Bun­lar ya­şa­yan put­lar: Lât, Uz­za, Me­nat…

Bu üç­lü­ye kar­şı ah­va­li­mi­ze ba­ka­lım;

  • - Yer­yü­zün­de 1,5 mil­yar in­san aç sa­bah­lı­yor!
  • - Af­ri­ka’da aç­lı­ğı­n bi­ti­ril­me­si i­çin 40 mil­yar do­lar ge­re­kir­ken, dün­ya­nın en zen­gin a­da­mı 76 mil­yar do­lar bi­rik­tir­miş du­rum­da!
  • - 50 A­rap zen­gi­ni 250 mil­yar do­lar bi­rik­tir­miş­ken, Tu­nus dik­ta­tö­rü ton­lar­ca al­tın­la kaç­mış­ken, Mı­sır dik­ta­tö­rü 66 mil­yar do­lar yığ­mış­ken, 1,5 mil­yar in­san me­zar ev­ler­de ya­şı­yor!
  • - Tür­ki­ye’de ge­çen yıl 43 o­lan do­lar mil­yar­de­ri bu yıl 57 ol­muş!
  • - Or­ta­do­ğu’da en zen­gin do­lar mil­yar­de­ri­nin Tür­ki­ye’de ol­du­ğu or­ta­ya çık­mış­ken, 5,5 mil­yon in­san as­ga­ri üc­ret­le ça­lı­şı­yor; 41 mil­yon ki­şi kre­di kar­tı kö­le­si ha­li­ne gel­miş ve 13 mil­yon yok­sul var !
  • - Bil­gi, ik­ti­dar ve ser­vet, bir a­vuç “kav­min zen­gin­lik­ten şı­mar­mış i­le­ri ge­len­le­ri­nin” (me­le-i müt­ref) e­lin­de bir ta­hak­küm ve he­ge­mon­ya a­ra­cı ha­lin­de do­la­nıp du­ru­yor!
  • - Pa­ra, al­tın ve gü­müş tan­rı­sı (ma­mon) yer­yü­zü e­ge­men­li­ği­ni i­lan et­miş du­rum­da!
  • - İ­la­hı pa­ra, pu­tu mül­ki­yet o­lan ka­pi­ta­lizm dün­ya di­ni ha­li­ne gel­miş du­rum­da!
  • - Pa­ra bü­yü­cü­le­ri (ban­ka­lar) e­fen­di, halk kö­le sü­rü­sü ha­li­ne gel­miş du­rum­da!

Bu “ür­kü­tü­cü” tab­lo­ya rağ­men “ne o­la­cak” di­ye so­ran­la­ra i­se “ö­lüm” e­şit­len­me ma­ka­mı di­yor ve te­fek­kür sof­ra­mı bir­kaç tık da­ha ge­niş­le­te­rek de­vam e­di­yo­rum;

  • ✔ Mü­na­fık kav­ra­mı­nı du­yun­ca sa­ğa so­la ba­kı­nan ve par­ma­ğıy­la kar­şı­sın­da­ki­ni i­şa­ret e­den­ler,
  • “A­yet biz­den bah­set­mi­yor” di­ye ar­ka­la­rı­na ba­kan­lar,
  • ✔ Yok­sul­la, düş­kün­le ay­nı ma­hal­le­de ol­ma­mak i­çin semt de­ğiş­ti­ren­ler,
  • “V.I.P um­re zi­ya­re­ti… Kâ­be a­ya­ğı­nı­zın al­tın­da!” di­ye küs­tah­ça i­lan­lar ve­ren­ler,
  • ✔ E­şit­lik ri­tü­e­lin­den (ta­vaf) çı­kar­çık­maz Mek­ke’de­ki kral da­i­re­le­rin­de ko­nak­la­yan­lar,
  • ✔ He­men ya­nı ba­şın­da­ki Su­dan aç­lık­tan ö­lür­ken Ka­be’ye (Ve­lid bin Mu­ği­re gi­bi) 120 ki­lo al­tın iş­le­me­li ör­tü a­san­lar,
  • ✔ Vil­la­la­ra, sa­ray yav­ru­su ev­le­re ta­şı­nıp ken­di­le­ri­ne halk­tan ay­rı mu­a­me­le (sa­hi­fe) is­te­yen­ler,
  • ✔ Ya­nın­da 20 yıl­dır ça­lı­şan iş­çi­si ha­la ki­ra­da o­tur­ur­ken ken­di­si kat­lar, yat­lar, a­part­man­lar sa­hi­bi o­lan­lar,
  • ✔ As­ga­ri üc­re­tin kaç li­ra ol­du­ğu­nu bi­le bil­me­yen “Al­lah’ın ve­li­le­ri",
  • ✔ Kur’an bil­gi­si­ne sa­hip ol­ma­yı zen­gin­leş­me, sı­nıf­laş­ma, hi­ye­rar­şi ve he­ge­mon­ya a­ra­cı ha­li­ne ge­ti­re­rek “din mes­le­ği” ic­ra e­den­ler,
  • ✔ Halk­la ay­nı şe­ye mu­ha­tap ol­ma­yı, on­la­rın o­tur­du­ğu yer­de o­tur­ma­yı, on­la­rın ye­di­ği­ni ye­me­yi, giy­di­ği­ni giy­me­yi ki­bir­le­ri­ne ye­di­re­me­yen­ler,
  • ✔ Hz. Nuh’a de­dik­le­ri gi­bi “e­kâ­bi­rân” (bü­yük­ler/zen­gin­ler) “e­râ­zil” (a­yak ta­kı­mı/yok­sul­lar) i­le ay­nı yer­de o­la­maz, on­la­rı ya­nın­dan kov di­yen­ler,
  • ✔ TV’ler­de 1 sa­at ta­dil-i er­kan (ab­dest ve na­ma­zın ku­ral­la­rı) an­la­tıp maz­ma­za (su­yu a­ğız­da çal­ka­la­ma), is­tin­şak (bur­na su ver­me) an­la­tı­la­rıy­la, ayn­lar ğayn­lar pat­la­tan­lar,
  • “Vay o na­maz kı­lan­la­rın ha­li­ne” a­ye­ti­ne na­sıl mu­ha­tap ol­ma­ya­ca­ğı­mı­zı an­la­tır­ken tek ke­li­me “ye­ti­mi ko­ru­ma” ve “yok­su­lu do­yur­ma­ya teş­vik”ten bah­set­mek­si­zin, di­li­mi­zin ya­nı­nı a­zı diş­le­ri­mi­ze bas­tı­rıp ya­ya­rak na­sıl “a­zî­î­îm” çı­ka­ra­ca­ğı­mı­zı ka­me­ra­nın zoom­la­ma­sıy­la ağ­zı­nı a­ça a­ça gös­te­re­rek Mâ­un su­re­si tef­si­ri yap­tı­ğı­nı sa­nan­lar,
  • ✔ Kur’an’ın “ı­cı­ğı­nı cı­cı­ğı­nı” çı­kar­dı­ğı ya­ni tar­tı­şıl­ma­dık hiç­bir ko­nu­su­nu bı­rak­ma­dı­ğı hal­de iş “mülk” ve “in­fak” ko­nu­la­rı­na ge­lin­ce “göz­le­riy­le de­vi­re­cek gi­bi ba­kan­lar”
  • ✔ Ka­dın­la­ra do­ku­nun­ca bo­zu­lan ab­des­ti ye­tim hak­kı­na do­ku­nun­ca bo­zul­ma­yan­lar,
  • ✔ Rab­bin ke­la­mı i­le uğ­raş­mak ken­di­si­ne im­ti­yaz, ka­ri­yer, rüt­be, titr, ma­kam, mal, pa­ra, ik­ti­dar, hi­ye­rar­şi, ce­ma­at, va­kıf ge­tir­di­ği hal­de bir tür­lü hal­ka dön­me;on­la­rın so­run­la­rı­nı dil­len­dir­me, so­kak­ta­ki yan­gı­nı gör­me, kum te­pe­le­rin­den i­nip kum­la­ra ka­rış­ma, pay­laş­ma, bö­lüş­me, kar­deş­lik, sev­gi ve mer­ha­met ge­tir­me­yen­ler…
  • ✔ Ruh­suz, hu­şu­suz ve he­ye­can­sız ku­ru ku­ru­ya ya­tıp kal­kan­lar,
  • “Al­lah’ın seç­kin ku­lu” ka­sın­ma­sıy­la ko­ru­nak­lı ev­ler­de o­tu­ran­lar, ko­ru­ma­lar­la do­la­şan­lar, el­le­ri­ni öp­tü­ren­ler, e­tek­le­ri­ni ya­la­tan­lar, ca­hil ve fa­kat sa­mi­mi din­dar­la­rı ken­di­le­ri­ne kı­yam, kı­ra­at, ru­ku, sec­de et­ti­ren­ler,
  • ✔ Kur'an-ı Ke­rim'de 252 yer­de ge­çen HAK kav­ra­mın­dan, 15 yer­de ge­çen "zu­lüm" kav­ra­mın­dan, 15 yer­de ge­çen "a­da­let" kav­ra­mın­dan, Kur'an-ı Ke­rim'in ner­dey­se üç­te bi­ri­ni kap­la­yan "in­fak" kav­ra­mın­dan, 23 yer­de ge­çen "ye­tim" kav­ra­mın­dan, söz et­me­yen­ler,
  • ✔ İ­ba­det de­ni­lin­ce hep­si bir­bi­ri­ne ka­rış­tı­rı­la­rak, na­maz, o­ruç, ab­dest, ca­mi, gü­nah­çı­kart­mak, yağ­mur du­a­sı­na­çık­ma­yı an­la­tan a­ma hak, hu­kuk, a­da­let, iş­gal­ler, zu­lüm­ler, te­ca­vüz­ler, yok­sul­luk, yol­suz­luk, so­kak ço­cuk­la­rı, ö­zür­lü­ler, aç­lar, su­suz­lar, gi­de­rek ar­tan bo­şan­ma­lar, da­ğı­lan a­i­le­ler, iş­siz­ler, zam, zu­lüm, iş­ken­ce, plan­sız şe­hir­leş­me, tra­fik, ge­ce­kon­du, sa­nat, e­de­bi­yat, şi­ir, fel­se­fe, mü­zik, si­ne­ma, ta­rih, ta­bi­at, uy­gar­lık­tan zer­re ka­dar ke­lam et­me­yen­ler,
  • ✔ İs­lam “gö­nül ka­zan­ma” di­niy­ken “haş­la­ma ve dış­la­ma” di­ni­ne dö­nüş­tü­ren­ler,
  • ✔ İn­san­lar, ko­nu­lar hak­kın­da zer­re­ce fi­kir sa­hi­bi ol­ma­dan zi­kir sa­hi­bi o­la­rak gıy­be­tin, de­di­ko­du­nun, if­ti­ra­nın di­bi­ne vu­ran­lar,
  • ✔ Kü­çü­cük bir siv­ri­si­nek o min­na­cık cüs­se­siy­le sa­ba­ha ka­dar yıl­ma­dan u­san­ma­dan mü­ca­de­le e­dip ca­nın­dan bez­dir­di­ği hal­de şu say­dık­la­rı­mın kar­şı­sın­da "ben ne ya­pa­bi­li­rim ki" dü­şün­ce­sin­de­ki­ler,
  • ✔ Her gün o­ku­du­ğu,şa­hit ol­du­ğu, ka­tıl­dı­ğı, duy­du­ğu­ö­lüm ha­ber­le­ri­ne rağ­men bu dün­ya­nın sa­de­ce bir "mi­sa­fir­ha­ne" ol­du­ğu­nu id­rak e­de­me­yen­ler,
  • ✔ E­lin­de­ki her im­kâ­nın mut­lak bir im­ti­han ve­si­le­si ol­du­ğu­nu u­nu­tan­lar,
  • ✔ Al­lah'ın sı­nır­sız dü­şün­me hak­kı ve­re­rek tek yar­gı­la­yı­cı ol­ma­sı­na rağ­men "kur­tul­muş­luk veh­mi i­çin­de" in­san­la­rı bir "cel­lat" sı­fa­tıy­la biz­zat Rah­man'ın "Ra­him" sı­fa­tı­na or­tak o­lur­ca­sı­na "a­teş eh­li" i­lan e­den­ler,
  • ✔ Ya­ni bü­tün o di­ni “zen­gin eğ­len­ce­si” ha­li­ne ge­ti­ren­ler,

O muh­te­şem din gü­nü­nü bek­le­yin! Mu­a­rız­la­rı­na, "ge­ti­re­bi­li­yor­sa­nız, da­ha i­yi­si­ni ge­ti­rin!" di­ye­bi­len ve sor­gu­lan­mak­tan ra­hat­sız ol­ma­yan, ak­si­ne mey­dan o­ku­yan bir met­nin bağ­lı­la­rı o­la­rak biz­le­rin, i­nan­cı­mız hak­kın­da so­ru sor­mak­tan kor­kar hal­de bu­lun­ma­mız ve­ya so­ru­la­rı ge­rek­siz gör­me­miz ney­le ve na­sıl i­zah e­di­le­bi­lir?

Müs­lü­man­la­rın dü­şün­ce bi­çi­mi, i­çin­de bu­lun­duk­la­rı hal ve dav­ra­nış, sa­de­ce ken­di­le­ri­ne za­rar ver­mek­le kal­mı­yor, İs­lam’ın yan­lış an­la­şıl­ma­sı­na, me­sa­jı­nın ör­tül­me­si­ne hat­ta mah­kûm e­dil­me­si­ne ne­den o­lu­yor. Bu­gün bu­nun can­lı pek çok ör­ne­ği­ni hem ken­di ül­ke­miz­de hem de Müs­lü­man­la­rın yo­ğun­luk­ta ol­du­ğu di­ğer coğ­raf­ya­lar­da a­pa­çık bir şe­kil­de ya­şa­yıp gö­rü­yo­ruz.

Kim ne der­se de­sin tüm bu o­lan­lar ve dü­şün­ce bi­çim­le­ri cid­di bir e­leş­ti­ri, sor­gu­la­ma ve tas­hi­hi hak e­di­yor. An­dı­ğım tab­lo kar­şı­sın­da siz­ce de hem bi­rey­sel hem de top­lum­sal an­lam­da bir dün­ye­vi­leş­me ve ya­ban­cı­laş­ma i­le kar­şı kar­şı­ya de­ğil mi­yiz? İ­çin­de bu­lu­nu­lan ha­li meş­ru­laş­tı­ra­cak bin bir tür­lü ba­ha­ne ve "di­ni ar­gü­man" ü­ret­mi­yor mu­yuz? Bu­nu ken­di­miz yap­mı­yor, ya­pa­mı­yor ol­sak bi­le, ya­şa­yı­şı­mı­za/an­la­yı­şı­mı­za uy­gun "din a­dam­la­rı", bi­zim a­dı­mı­za bun­la­rı ih­das et­mi­yor­lar mu? Biz de bu "a­lim­le­ri", "a­ka­de­mis­yen­le­ri", "med­ya va­iz­le­ri­ni" yap­tık­la­rı­mı­zı meş­ru­laş­tır­dık­la­rı i­çin is­tih­dam et­mi­yor mu­yuz?

Sa­de­ce il­mi­ne da­ya­nan ve u­su­lü­ne bağ­lı o­lan a­lim­le­ri­miz ne­re­de? Al­lah aş­kı­na, i­nanç­la­rı­mız­da­ki hu­ra­fe­ler­le ya­şan­tı­mız­da­ki mo­der­ni­te­nin, is­raf ve şa­şa­a­nın ür­kü­tü­cü iş bir­li­ği­ni gör­mü­yor mu­yuz? Ri­tü­el­ler­de ve i­nanç i­le il­gi­li a­lan­lar­da i­pe sa­pa gel­me­yen fi­kir­le­ri sa­vu­na­bi­li­yor, Kur’an’ın ka­bul et­me­di­ği ri­va­yet­le­ri, di­ni ar­gü­man/de­lil/ge­rek­çe o­la­rak kul­la­nır­ken; üs­te­lik bu­nu, tam ter­si­ni söy­le­yen pek çok a­yet var­ken ve ak­lı, me­to­do­lo­jik ol­ma­yı ve bi­lim­sel­li­ği a­şa­ğı­la­ya­rak, dış­la­ya­rak hat­ta yok sa­ya­rak ya­pa­bi­li­yor­sak... An­cak ko­nu gün­lük ya­şa­ma, dün­ya­lık­la­ra, si­ya­se­te, bü­rok­ra­si­ye, e­ko­no­mi­ye, ça­lış­ma ha­ya­tı­na ge­lin­ce na­sıl da "man­tık­lı" "glo­bal", "ger­çek­çi", "tu­tar­lı" ve "bi­lim­sel" o­lu­yo­ruz. Ha­ya­tın şart­la­rın­dan, pi­ya­sa ku­ral­la­rın­dan, u­lus­la­ra­ra­sı i­liş­ki­ler­den dem vu­ru­yor, "a­kıl, bi­lim ve ger­çek­lik bu­nu ge­rek­ti­ri­yor" di­yor­sak... Fe ey­ne tez­he­bun?

So­nuç mu? Bu­gün­kü Müs­lü­man dün­ya İs­lam'a ya­lan söy­let­miş ol­ma­nın a­ğır ve ya­zık ki ka­hır­lı fa­tu­ra­sı­nı ö­de­mek­te­dir. Ü­ze­ri­mi­ze ser­pi­len ö­lü top­ra­ğı­na ba­kı­lır­sa bu fa­tu­ra çok da­ha u­zun yıl­lar ö­den­me­ye de­vam e­di­le­cek­tir; zi­ra ha­li­mi­zin "kö­tü"lü­ğün­den bi­ha­ber u­mur­sa­maz­ca ö­mür çü­rü­ten yı­ğın­lar var!

Si­yo­nist şey­tan­lık­la bir­lik­te din­de ol­ma­yan bir­çok ha­ram, he­lal, se­vap, do­ku­nul­maz a­lan, ku­ral ve i­ba­det i­cat e­dil­miş ve ya­zık ki "din­dar­lık" bu ya­pay kut­sal­la­ra e­şit­len­miş; İs­lam'ın ha­yat di­ni ol­du­ğu­nu hay­kı­ran Kur'an hü­küm­le­ri­ne rağ­men ıs­rar­la bir "ta­pı­nak" di­ni o­la­rak gös­te­ril­me­si gay­re­ti tüm hız­la de­vam et­mek­te­dir. Or­ta­ya öy­le bir tab­lo çı­ka­rıl­mış­tır ki Kur'an dı­şı or­ta­ya ko­nu­lan "din­dar­lık" kav­ra­mı­na i­ti­raz et­ti­ği­niz­de Al­lah i­le al­da­tan­la­rın kar­şı­sın­da "din­siz", on­la­rın an­la­dı­ğı an­lam­da "din­dar" ol­ma­dı­ğı­nız ve kar­şı çık­tı­ğı­nız­da i­se "ka­fir" di­ye dam­ga­la­nı­yor­su­nuz. Kı­sa­ca­sı bu­gün­kü tab­lo­da kim ne der­se de­sin Al­lah'tan baş­ka­sı­na tes­lim ol­ma­ma an­la­mı­na ge­len İs­lam di­ni, Al­lah dı­şın­da her şe­ye ve her­ke­se tes­li­mi­ye­te dö­nüş­müş­tür.

Far­kın­da­lı­ğı ya­ka­la­yan­la­ra se­lam ol­sun!