2026-03-15

GELMEK, GİTMENİN İLK ADIMIDIR

Va­kit ge­ce­dir… Mev­sim­ler­den i­se kış. Ha­li­fe Ö­mer (r.a.) de­rin uy­ku­sun­dan bir ses­le ir­ki­le­rek u­ya­nır. Hıç­kı­rık­la­ra bo­ğul­muş bo­ğuk bir ses sü­rek­li ay­nı şe­yi te­ren­nüm et­mek­te­dir;

“Al­la­hım, sa­na zer­re­le­rim­ce hamd ol­sun ki sen be­ni se­vi­yor­sun”

Se­sin sa­hi­bi­ni me­rak e­der ve za­ten sert mi­zaç­lı ya­pı­sıy­la ya­ta­ğın­dan çı­ka­rak se­se doğ­ru yü­rür. A­zad­lı kö­le­si sec­ca­de­nin üs­tün­de i­ki bük­lüm hıç­kı­rık­la­ra bo­ğul­muş ve az ev­vel duy­du­ğu şe­yi tek­rar­la­mak­ta­dır;

“Al­la­hım, sa­na zer­re­le­rim­ce hamd ol­sun ki sen be­ni se­vi­yor­sun”

Hid­det­le­nir ve ba­ğı­rır;

“Ner­den bi­li­yor­sun be a­dam, Al­lah’ın se­ni sev­di­ği­ni!”

Ağ­la­mak­tan kan ça­na­ğı­na dön­müş göz­ler­le dö­ner Hz. Ö­mer(r.a.)’e bu yal­va­rı­şın sa­hi­bi;

“Ey Mü’min­le­rin E­mi­ri! Va­kit ge­ce! Mev­sim kış. Her ta­raf a­yaz! Bak, uy­ku bi­le uy­ku­da! Sen ki mü’min­le­rin ha­li­fe­si­sin. Az ön­ce­ye ka­dar u­yu­yor­dun. Sen­ce Al­lah be­ni sev­me­miş ol­say­dı bu kış gü­nü zem­he­ri a­yaz­da şu sı­ca­cık ya­ta­ğım­dan kal­dı­rıp -mü’min­le­rin ha­li­fe­si bi­le de­rin uy­ku­da i­ken- hu­zu­ru­na a­lıp sec­de et­tir miy­di?”

Çok et­ki­len­di­ğim sah­ne­ler­den bi­ri­dir bu sah­ne, ö­zel­lik­le ge­ce ni­yaz­la­rın­da sık­lık­ça a­nım­sa­dı­ğım. Ken­dim­le, ya­şan­mış­lık­la­rım, a­dan­mış­lık­la­rım ve kim­bi­lir bel­ki de en çok al­dan­mış­lık­la­rım a­ra­sın­da yer a­rar­ken ken­di­me Rab­bim­le hem­hal ol­du­ğum an­lar­da “Be­ni de se­vi­yor mu a­cep?” so­ru­suy­la tüm zer­re­le­rim­le tit­re­di­ğim dem­ler­de.

Zi­ra "O, sev­di­ği kal­bi ken­di­siy­le meş­gul e­der" Ne­be­vi i­ka­zı­na maz­har ol­mak a­dı­na O’nun­la hem­hal ol­mak kal­bi de ru­hu da ce­se­di de mut­ma­in kıl­mı­yor mu?

Var mı­dır ki Al­lah'ı zik­ret­ti­ği hal­de kal­bi mut­ma­in ol­ma­yan?

Sa­hi ney­di Al­lah'ı zik­ret­mek?

E­li­mi­ze tes­bih a­lıp ku­ru ku­ru­ya AL­LAH de­mek­ten söz et­mi­yo­rum!Yok­sa biz­zat ke­la­mın­da ıs­rar­la an­dı­ğı gi­bi yap­tı­ğı­mız her ha­ta, ku­sur ve gü­nah­tan a­rın­mak a­dı­na… Bir borç­lu­yu bor­cun­dan kur­tar­mak mı? (Kre­di kar­tı kö­le­si ol­ma­yan kaç ki­şi ta­nı­yor­su­nuz?)Bir kö­le­yi a­zad et­mek mi? Bir a­çı do­yur­mak mı?Bir yok­su­la sa­hip çık­mak mı?Bir ye­ti­min ba­şı­nı ok­şa­mak mı? Ü­şü­yen a­ya­ğa sı­ca­cık bir pa­puç ol­mak mı?Dün­ya­dan bu­nal­mış kı­rık bir kal­be do­kun­mak mı?İn­ti­ha­rın e­şi­ğin­de­ki bir ca­n'a ve­si­le ol­mak mı?Dü­şen bir e­le u­zan­mak mı?

Ne­den uy­ku­la­rı­nı­zı bö­len ve vic­da­nı­nı­zı sız­la­tan yan­lış dav­ra­nış­lar yap­tı­ğı­nız­da hep "ve­rin, sa­hip çı­kın, ko­ru­yun, kol­la­yın" me­sa­jı var hiç dü­şün­dü­nüz mü? "Sa­hip çı­kın ki sa­hip çı­kı­la­sı­nız; mer­ha­met e­din ki mer­ha­met e­di­le­si­niz" me­sa­jı çok net de­ğil mi siz­ce?

Sa­hi Al­lah ger­çek­ten bi­zi se­vi­yor mu?

E­ğer se­vi­yor­sa ne­den her­kes bu ka­dar hu­zur­suz? E­ğer se­vi­yor­sa ne­den her­kes bu ka­dar mut­suz? E­ğer se­vi­yor­sa ne­den e­zi­ci bir ço­ğun­luk dün­ya meş­ga­le­siy­le yü­re­ği kan dam­lı­yor­ken et­ra­fı­na sah­te gü­lü­cük­ler sa­çı­yor? E­ğer se­vi­yor­sa bi­zim ne­den söy­lem­le­ri­miz ey­lem­le­ri­mi­zi ya­lan­lı­yor?

Ne­den bu­gün din kav­ra­mı­nın ol­du­ğu her yer­de kan, göz­ya­şı, zu­lüm, aç­lık, göç, yok­sul­luk var?

Duy­du­ğu­muz bir e­zan se­si, ye­re dü­şen bir düş­kü­nün çığ­lı­ğı ne­den bi­zi bir ma­ğa­za­nın in­di­rim ta­be­la­sı ka­dar cez­bet­mi­yor?

Ar­tık bu­ram bu­ram dün­ya ko­ku­yo­ruz de­ğil mi!

Pe­ki ya biz­ler? Çıp­lak ge­lip çıp­lak gi­de­ce­ği­miz ve "gel­me­nin git­me­nin ilk a­dı­mı ol­du­ğu" bu dün­ya ha­ya­tı­mız­da sor­gu­la­ma­nın za­ma­nı gel­me­di mi?

E­ğer na­maz kı­la­mı­yor­sak Al­lah’ın bi­zi hu­zu­ru­na ne­den al­ma­dı­ğı­nı; e­ğer in­fak ya­pa­mı­yor­sak Al­lah’ın bi­zi ha­yır­da ne­den kul­lan­ma­dı­ğı­nı; e­ğer bir yok­sul sof­ra­sı­na ko­nuk o­lup yü­rek­le­ri­ni ı­sı­ta­mı­yor­sak, e­ğer hak i­le ba­tıl sa­va­şın­da in­san doğ­mak­la in­san kal­mak a­ra­sın­da bu den­li kes­kin­le­şen in­ce­cik çiz­gi­de HAKK’tan ta­raf o­lup zul­me, hak­sız­lı­ğa, tuğ­ya­na kı­yam e­de­mi­yor­sak Al­lah’ın bi­zi bun­lar­dan ne­den mah­rum bı­rak­tı­ğı­nı…

A­vuç­la­rı­mı­zı se­ma­ya kal­dır­dı­ğı­mız­da e­şi­mi­ze, dos­tu­mu­za, sev­dik­le­ri­mi­ze, ço­cuk­la­rı­mı­za et­ti­ği­miz sa­mi­ma­ne ta­lep­ler ka­dar ne­den hiç ta­nı­ma­dı­ğı­mız, bil­me­di­ği­miz, gör­me­di­ği­miz a­ma a­cı çe­ken, yok­luk i­çin­de kıv­ra­nan in­san­lar i­çin de kal­bi du­a­lar e­de­me­di­ği­mi­zi ve du­a­la­rı­mı­zın bi­le ben­cil­li­ğe bü­rün­dü­ğü­nü…

Al­lah na­sıl her bir par­mak i­zi­ni fark­lı ya­ra­tıp her in­sa­na da hür dü­şün­me ve öz­gür­ce ha­re­ket et­me i­ra­de­si bah­şe­di­yor­sa bi­zim gi­bi dü­şün­me­yen, bi­zim gi­bi dav­ran­ma­yan her bir fer­di ya ken­di­miz gi­bi dü­şün­me­ye ya da yok et­me­ye ne­den şart­lan­dı­ğı­mı­zı…

Rab­bin ken­di kud­ret ve ih­ti­şa­mı­nı gör­mek ve mü­şa­ha­de et­mek a­maç­lı ver­di­ği gör­me ve duy­ma ye­ti­si­ni ne­den baş­ka­sı­nın a­yıp, ku­sur, gü­nah, ek­sik ve ha­ta­la­rı­nı ıs­rar­la a­raş­tır­mak­ta kul­lan­dı­ğı­mı­zı…

Ve bel­ki de en ö­nem­li­si al­dı­ğı­mız her ne­fe­sin, her sö­zün, her ey­le­min he­sa­bı­nı ve­re­ce­ği­mi­ze i­man et­ti­ği­miz hal­de na­sıl bu ka­dar fü­tur­suz­ca dav­ran­dı­ğı­mı­zı…

Sor­gu­la­ma­nın za­ma­nı gel­me­di mi?

Var mı ö­lüm­den ka­çış şan­sı­mız?

Var mı he­sap­tan ka­çış im­ka­nı­mız? Var mı mi­zan­dan kay­tar­ma lük­sü­müz?

E­ğer ha­yır i­se ce­va­bı­mız;

Biz ne­den bu ka­dar ce­su­ruz? Ne­den bu ka­dar ca­hi­liz? Ne­den bu ka­dar küs­ta­hız? Ne­den bu ka­dar nan­kö­rüz?