KURTALAN’A SELAM OLSUN
Yazılı Makale

KURTALAN’A SELAM OLSUN

10 dk okuma

Arif­ler­den bir zat an­la­tı­yor. Bir gün bir ak­rep gör­düm ve bu ak­rep ola­ğan­dı­şı bir ha­re­ket­li­lik için­de ol­du­ğun­dan dik­ka­ti­mi çek­ti ve bu ak­re­bin ha­re­ket­le­ri­ni ta­kip et­me­ye baş­la­dım. Hız­lı ha­re­ket­ler­le bir de­re ke­na­rı­na ka­dar gel­di ve bir kur­ba­ğa­nın sır­tı­na zıp­la­dı. “Ey­vah” de­dim ken­di ken­di­me, kur­ba­ğa­yı so­kup öl­dü­re­cek. Ama öy­le ol­ma­dı. Bir gö­rev­li­miş gi­bi kur­ba­ğa sır­tı­na al­dı­ğı ak­re­bi su­yun öbür ta­ra­fı­na ge­çir­di ve ak­rep çalı­la­rın ara­sın­da kay­bol­du.

Benim me­rak ate­şim ise da­ha da ar­tı­yordu. Bir sü­re son­ra çalı­la­rın ara­sın­dan çık­tı­ğın­da bir ağa­cın al­tın­da aba­sı­na bü­rün­müş şe­kil­de uyu­yan bir ço­ba­na doğ­ru da­ha hız­lı iler­le­di­ği­ni gör­düm. Ço­ba­na za­rar ve­re­cek en­di­şe­siy­le ben de adım­la­rı­mı hız­lan­dır­dım. Ama ço­ba­na yak­laş­tı­ğım­da di­zi­nin al­tın­dan sim­si­yah bir yı­la­nın ka­fa­sı­nı çı­kar­dı­ğı­nı gör­düm ve ürk­tüm. Ak­rep de ay­nı hız­la tab­lo­ya da­hil ol­du ve yı­lan ile ak­rep ara­sın­da öle­si­ye bir mü­ca­de­le baş­la­dı. Kı­sa bir sü­re son­ra bu sa­va­şın bir ka­za­na­nı ol­ma­dı; ak­rep de yı­lan da ora­cık­ta öl­dü ama ço­ban hâ­lâ uyu­yor­du.

İlk oku­du­ğum­da tüy­le­ri­mi di­ken di­ken eden bu ha­di­se; kâ­i­na­tın mu­az­zam dü­ze­ni­ne da­ir der­in bir tab­lo­yu göz­le­ri­mi­zin önü­ne se­ri­yor. İçin­de ya­şa­dı­ğı­mız ev­ren­de her sa­li­se ben­zer tab­lo­lar ce­re­yan edi­yor ama biz ço­ğu za­man gö­zün gös­ter­di­ğin­den öte­si­ni gö­re­mi­yo­ruz.

Bu dü­şün­ce­ler için­de sür­dür­dü­ğü­müz yurt tur­ne­si­nin Si­irt aya­ğın­da mi­sa­fir­per­ver­li­ği, Ana­do­lu in­sa­nı­nın sı­cak­lı­ğı ve hâ­lâ ko­ru­du­ğu ba­kır­li­ği ile Kur­ta­lan il­çe­sin­den tüm dost­la­ra se­lam ol­sun.

“Şa­hit ol­du­ğu zu­lüm kar­şı­sın­da su­san dil­siz şey­tan­dır” ne­be­vi ika­zı­nın bi­lin­ciy­le gör­dü­ğüm, duy­du­ğum ve vic­da­nım­la şa­hit ol­du­ğum hak­sız­lık­la­rı yaz­ma­ya de­vam edi­yo­rum.

Çün­kü top­lum ola­rak ço­ğu za­man bil­gi­den zi­ya­de duy­gu­la­rı­mı­za hi­tap eden ta­rafı ön pla­na çı­ka­rı­yo­ruz. Bir­kaç sa­tır oku­yup cilt­ler do­lu­su hü­küm ve­ri­yor, yüz­de bi­re ulaş­ma­dan yüz­de yü­zü in­faz edi­yo­ruz.

Ya­rım ba­kış­lar­dan sağ­lam gö­rüş­ler çık­maz. Ek­sik bil­gi doğ­ru­ya gö­tür­mez. Zan ise in­sa­nı hak­ka gö­tü­ren yo­lun en bü­yü­k en­ge­li­dir.

Bu yüz­den ma­na­yı ve hik­me­ti ara­mak ye­ri­ne ima­j­lar­la ye­ti­nen, slo­ga­nik cüm­le­ler­le dü­şü­nen bir top­lum ha­li­ne gel­dik.

Oysa me­se­le­rin çö­zü­mü ne sa­de­ce si­ya­set­te ne de sa­de­ce ida­re­de ya­tar. Asıl me­se­le; in­sa­nın ken­di nefs­i­ni dü­zel­te­bil­me­sin­de ya­tar.

Bir top­lu­mda hâ­kim ada­let­li, ida­re­ci dü­rüst, öğ­ret­men ada­nmış, dok­tor in­saf­lı, tüc­car mer­ha­met­li ol­sun is­ti­yor­sak ön­ce ken­di in­sa­nı­mı­zı in­şa et­mek zo­run­da­yız.

Çün­kü bu gö­rev­le­ri ya­pan in­san­lar da bu top­lu­mın iç­in­den çı­kı­yor.

İş­te bu yüz­den mer­ke­zi si­ya­set de­ğil; okul­lar­dır.

İki bu­çuk asır ön­ce ne­yi na­sıl ya­pı­yor ol­du­ğu­mu­zu bi­len; son iki bu­çuk asır­dır ne­yi na­sıl kay­bet­ti­ği­mi­zi an­la­yan bir ne­sil ye­ti­şe­cek.

İh­ya de­di­ği­miz o ul­vi gö­rev bel­ki de on­la­rın işi ola­cak.

Ve ben ina­nı­yo­rum ki Kur­ta­lan Ana­do­lu Li­se­si baş­ta ol­mak üze­re bu müm­bit top­rak­lar­dan o gün­le­rin to­hum­la­rı atı­la­cak ve ya­rın­la­rı­mız ay­dın­lık ola­cak.

Bu emek­te payı olan baş­ta İl­çe Kay­ma­ka­mı Sn. İh­san Em­re Ay­dın, İl­çe Mil­li Eği­tim Mü­dü­rü Fay­sal Po­lat ve tüm ida­re­ci ve öğ­ret­men­le­ri yü­rek­ten kut­lu­yo­rum.

Mü­eb­bet mu­hab­bet­le…