İKİNCİ NUH TUFANI
Yazılı Makale

İKİNCİ NUH TUFANI

10 dk okuma

Ça­re­siz­lik, en­di­şe, be­lir­siz­lik, şüp­he, u­mut­suz­luk ve ruh­sal çö­küş. Ö­zel­lik­le son üç a­yı­mı­zı böy­le ta­nım­la­ya­bi­li­riz sa­nı­rım. Sa­de­ce zih­ni­miz ve kal­bi­miz de­ğil; ha­ya­li­miz, u­mu­du­muz ve uf­ku­mu­zun da yo­rul­du­ğu bir sü­reç ya­şı­yo­ruz ma­a­le­sef. Hız­la de­ği­şen gün­de­mi­miz bir an­da al­lak bul­lak ol­du ve Co­ro­na vi­rü­sü ge­lip baş kö­şe­ye o­tur­du.

Ö­zel­lik­le vi­rüs ül­ke­mi­ze gir­di­ği an­dan i­ti­ba­ren ö­zel­lik­le ya­ban­cı kay­nak­lar ol­mak ü­ze­re sa­nı­rım 200 ün ü­ze­rin­de ma­ka­le o­ku­dum ve as­lın­da tab­lo­nun bi­ze su­nul­ma­ya ça­lı­şıl­dı­ğı gi­bi sı­ra­dan bir sal­gın ol­ma­dı­ğı­nın far­kın­da­lı­ğı­nı el­de et­tim di­ye­bi­li­rim.

Şu­nu be­lirt­mek ge­re­ki­yor ki dün­ya­yı teh­dit e­den bu ko­nu­nu tv ek­ran­la­rın­da vi­rü­sün ar­ka pla­nı­nı an­la­ta­cak dü­şün­ce ku­ru­luş­la­rı ve stra­te­jist­ler i­le tar­tış­mak ge­re­ki­yor a­ma ya­zık ki on­lar ha­la ar­tık 7 ya­şın­da­ki ço­cu­ğun bi­le ez­be­re bil­di­ği el yı­ka­ma tek­nik­le­ri­ni an­lat­mak­la meş­gul. Te­miz­lik ve vi­rü­sün ya­yıl­ma­ma­sı ge­rek­ti­ği ko­nu­sun­da bil­gi ta­bi ki ve­ril­sin a­ma bu ko­ca ko­ca prof­la­rın i­şi ol­ma­ma­lı ka­nım­ca.

Ön­ce­lik­le dün­ya­da hız­la ya­yı­lan bu vi­rü­sün bir çok uz­ma­nın an­lat­tı­ğı gi­bi gri­bal bir en­fek­si­yon ol­du­ğu­na as­la i­nan­mı­yo­rum. Her yıl nor­mal grip­ten ö­len in­san sa­yı­sı mev­cut sal­gı­nın çok üs­tün­de i­ken ül­ke­le­rin te­yak­ku­za ge­çip se­fer­ber­lik i­lan et­me­le­ri i­şin i­çin­de bir bit ye­ni­ği ol­du­ğu­nu za­ten zi­ya­de­siy­le gös­te­ri­yor. Vi­rü­sün ya­yıl­ma hı­zı, et­ki­si al­tı­na al­dı­ğı böl­ge­ler, di­be vu­ran e­ko­no­mi­ler bu­nun öy­le sı­ra­dan bir sal­gın ol­ma­dı­ğı­nın a­yan be­yan i­şa­re­ti o­la­rak du­ru­yor.

Ve­ri­ler­den ha­re­ket­le de ben bu­nun bi­yo­lo­jik bir sa­vaş ol­ma­sa da­hi i­ler­le­yen dö­nem a­dı­na bir na­bız yok­la­ma­sı, bir frag­man ol­du­ğu­na i­na­nan bi­ri­yim. Per­de ö­nün­de gö­rü­nen bel­ki bir ti­yat­ro gi­bi gö­rü­nü­yor o­la­bi­lir a­ma ne ya­zık ki per­de ge­ri­sin­de­ki ge­liş­me­ler ti­yat­ro de­ğil, ta­ma­men ger­çek. Ge­çim te­la­şı i­çin­de­ki in­san­la­rın o­dak nok­ta­sı fark­lı ol­du­ğu ve ya­zık ki ha­yal a­le­min­de ol­duk­la­rı i­çin bü­tün bu ge­liş­me­le­ri sa­de­ce bir ti­yat­ro o­la­rak gö­rü­yor­lar.

Ö­zel­lik­le film­ler va­sı­ta­sı i­le yıl­lar­dır bu ve bu­na ben­zer ko­nu­la­rın iş­len­di­ği­ni he­pi­miz bi­li­yo­ruz. 2018 yı­lın­da çe­ki­len “My Se­cret Ter­ri­us” Di­zi­si­nin 10.Bö­lüm, 53.Sa­ni­ye­si­ni iz­le­yin ne de­mek is­te­di­ği­mi ga­yet net an­lar­sı­nız. Zi­ra bu­gün ya­yı­lan bu vi­rü­sün ta­nı­mı or­da çok a­çık. 2011 yı­lın­da çe­kil­miş “Con­ta­gi­on” a­dın­da bir A­me­ri­kan fil­mi da­ha var. Bu film­de de ay­nı şe­kil­de bir vi­rüs dün­ya­da ya­yı­lı­yor ve yak­la­şık 6 ay son­ra pi­ya­sa­ya a­şı­sı ge­ti­ri­li­yor.

Gün­ler­dir o­ku­duk­la­rım, a­raş­tır­ma­la­rı­ma ek­le­nen ya­kın geç­miş­te­ki ta­rih­sel sü­reç Co­ro­na vi­rü­sü­nün şim­di­lik bir frag­man ol­du­ğu­nu a­ma ye­ni dün­ya dü­ze­nin­de kö­le­lik sis­te­mi­nin ge­le­ce­ği­ni ha­ber ve­ri­yor. Ya­ni as­lın­da i­kin­ci bir Nuh Tu­fa­nı’na doğ­ru i­ler­li­yo­ruz. Pe­ki na­sıl?

Dün­ya­yı güç kul­la­na­rak yö­net­me an­la­yı­şı geç­miş­ten bu­gü­ne de­ğiş­mez bir ol­gu­dur. Bu sa­de­ce A­me­ri­ka ya da ba­tı­ya öz­gü bir ol­gu de­ğil ya­ni. Kü­re­sel­ci ve mü­da­ha­le­ci bir i­de­o­lo­ji­ye dö­nü­şen ya­nı i­le ken­di i­ma­jı­na uy­gun o­la­rak güç­lü­yü oy­na­mak ve gü­cü e­lin­de tut­mak i­çin her tür­lü yo­lu mü­bah bu­lan A­me­ri­ka’nın da ter­ci­hi bu ol­muş­tur an­la­ya­ca­ğı­nız. Be­ğe­nil­sin ya da be­ğe­nil­me­sin sa­hip ol­du­ğu güç ve bu­nun be­ra­ber­in­de ge­tir­di­ği et­ki a­la­nı o­nu dün­ya­nın her ka­re­si­ne hük­me­de­bi­lir ha­le ge­tir­miş­tir.

Da­ha ön­ce­le­ri arz et­miş­tim sa­nı­rım; ü­çün­cü ve dör­dün­cü en­düst­ri dev­rim­le­riy­le bir­lik­te, “tek­no­lo­ji” kü­re­sel­leş­ti ve sı­nır­la­rı or­ta­dan kal­dır­ma­yı ba­şar­dı. Bu ba­şa­rı; e­ko­no­mi­nin de kül­tü­rün de ül­ke­siz­leş­me­si­ni sağ­la­dı ve zihin­ler ilk ne­fes al­dı­ğı top­rak­la­rın do­ku­suy­la ve ru­huy­la va­ro­luş­sal bağ­la­rı­nı yi­ti­re­rek kü­re­sel sis­te­min, güç o­dak­la­rı­nın çı­kar­la­rı­nı ko­ru­ya­cak, pe­kiş­ti­re­cek ka­dar il­ke­siz­leş­ti.

Ül­ke­siz­leş­me ve il­ke­siz­leş­me yal­nız­ca e­ko­no­mi ve kül­tür­le mi sı­nır­lı kal­dı; ha­yır ta­bi ki! Ay­nı hız­la zih­nî bir ül­ke­siz­leş­me, il­ke­siz­leş­me, yer­siz­leş­me ve yurt­suz­laş­ma da ya­şan­dı. Zih­nin ül­ke­siz­leş­me­si; kül­tü­rü ve de­ğer­le­rin­den ko­puk bir nes­lin tü­re­me­si; var­lık ne­de­ni­ni, ye­ri­ni ter­ket­me­si, id­di­a­la­rı­nı yi­tir­me­si; il­ke­siz­li­ğin, dil­siz­leş­me­nin, yer­siz-yurt­suz­laş­ma­nın, yön ve yö­rün­ge yi­ti­mi­nin ha­yat bul­ma­sıy­la so­nuç­lan­dı. Ya­ni bu top­rak­lar­da yap­tı­ğı­mız ta­rih­le ve ye­şert­ti­ği­miz me­de­ni­yet­le de zih­nî, ru­hî ir­ti­ba­tı­nı tas­ta­mam ko­par­mış o­lan; be­ra­be­rin­de zih­nî felç­leş­me­yi ve rû­hî kör­leş­me­yi de ya­şa­yan bir top­lum çık­tı or­ta­ya.

Ba­tı’ya a­çıl­mak, lo­kal sı­nır­la­rın a­şıl­ma­sı, kü­re­sel öl­çek­ler ka­zan­mak ve baş­ka dün­ya­la­ra u­laş­a­bil­mek, Ga­da­mer’in de­yi­şiy­le “u­fuk­la­rın bu­luş­ma­sı” gi­bi bir zen­gin­leş­me ve de­rin­leş­mey­le so­nuç­lan­ma­dı; ak­si­ne Ba­tı’ya a­çıl­mak, Ba­tı’ya ka­pa­tıl­mak­la son bul­du. Ta­rih­te müs­lü­man­la­rın ge­liş­tir­dik­le­ri ta­ri­hin ta­nık ol­du­ğu ilk kü­re­sel­leş­me tec­rü­be­sin­de, İs­lâm me­de­ni­ye­ti­nin baş­ka me­de­ni­yet­ler­den, baş­ka me­de­ni­yet­le­rin de İs­lâm me­de­ni­ye­tin­den bes­le­ne­bil­dik­le­ri ve­rim­li ve in­şa­cı bir tab­lo gö­ze çar­par­ken; İs­lâm me­de­ni­ye­ti, i­ki a­sır­dır i­kin­ci bü­yük va­ro­luş­sal bu­na­lı­mı­nı ya­şa­dı­ğı i­çin; an­dı­ğım kü­re­sel­leş­me sü­re­ci, müs­lü­man­la­rın u­fuk­la­rı­nın ge­niş­le­me­si­ne de­ğil, zihin­le­ri­nin, kül­tür­le­ri­nin, e­ko­no­mi­le­ri­nin ül­ke­siz­leş­me­si­ne, il­ke­siz­leş­me­si­ne, do­la­yı­sıy­la İs­lâ­mî du­yar­lık­la­rı­nın hız­la a­şın­ma­sı­na yol aç­tı, aç­ma­ya da de­vam e­di­yor.

Bu­gün a­raç (ö­zel­lik­le de güç ü­re­ten a­raç­lar) a­maç hâ­li­ne ge­ti­ril­di. İn­san a­ma­cı­nı yi­tir­di, a­raç­la­rın kö­le­si­ne dö­nüş­tü ve ha­yat me­ka­nik, ruh­suz bir güç mü­ca­de­le­si a­re­na­sı o­lup çık­tı. İs­te­di­ği kı­va­mı el­de e­den di­ji­tal dün­ya­sı­nın kur­gu­cu­la­rı ço­cuk i­le a­i­le, dev­let i­le va­tan­daş, in­san i­le top­rak, in­san i­le ru­hu a­ra­sın­da­ki ba­ğı ko­par­tıp tüm geç­miş ta­ri­hi ve kül­tü­rel bi­ri­ki­mi de de­je­ne­re e­de­rek zi­hin­le­re ye­ni bir for­mat at­mak ve ye­ni kav­ram­lar­la dün­ya­yı/ev­re­ni, ger­çek­li­ği a­çık­la­mak ve ken­di is­tek­le­ri doğ­rul­tu­sun­da al­gı­lat­mak pe­şin­de­ler.

Ö­zel­lik­le kül­tü­rel bi­ri­kim ö­nem­li; zi­ra bir top­lu­mu a­yak­ta tu­tan en ö­nem­li ö­zel­li­ği, kül­tü­rü. Ya­yı­lan vi­rü­sün yaş­lı­la­rı he­def al­ma­sı­nın se­be­bi de bu sa­nı­rım. Zi­ra han­gi kül­tü­re men­sup o­lur­sa ol­sun bir top­lu­mun yaş­lı­la­rı o top­lu­mun kül­tü­rü­nün ka­re­kod­la­rı­nı ta­şır­lar. On­la­rın tem­sil et­ti­ği, ya­şa­dı­ğı ve ya­şat­ma­ya ça­lış­tı­ğı de­ğer­le­ri top­tan yok et­mek top­lum­la­rın kül­tü­rü­nün de top­tan yok ol­ma­sı de­mek. Top­lu­mun te­mel ya­pı ta­şı o­lan a­i­le kül­tü­rü­nü en­gel­le­mek, bağ­la­rı­nı kes­mek ye­ni ne­sil­le­rin ko­lay­lık­la el­de e­dil­me­si­ni sağ­la­ya­cak­tır.

Kö­kün­den ko­par­dı­ğı­nız bir top­lum gö­ğe yük­se­le­bi­lir mi, ta­bi ki ha­yır! Yok­sa in­san sağ­lı­ğı­nı di­rek teh­dit e­den bir sal­gı­nın sa­de­ce yaş­lı­la­rı he­def al­ma­sı­nı baş­ka tür­lü ak­lım i­zah­lan­dı­ra­mı­yor. Ya­ni a­dam­lar gö­zü­mü­zün i­çi­ne ba­ka ba­ka ti­yat­ro oy­nu­yor. Tıp­çı­la­rı ve mü­hen­dis­le­ri bir­lik­te ça­lı­şı­yor. A­maç; ar­tı­rıl­mış son­suz­luk ve ta­kas e­di­le­bi­lir kim­lik­ler. Ye­ni bir in­san, ye­ni bir dil, ye­ni dev­let şek­li, ye­ni sos­yal­leş­me, ro­bot­lar­la ev­li­lik, bi­yo­met­rik çip, krip­to­pa­ra. Ka­ğıt pa­ra ye­ri­ne di­gi­tal pa­ra­nın hü­küm sür­dü­ğü ye­ni bir dün­ya. Hack­le­ne­bi­lir in­san mo­de­li.

2013 yı­lın­da ha­ya­tı­nı kay­be­den ya­zar ve dip­lo­ma­tik stra­te­ji uz­ma­nı Ay­tunç Al­tın­dal ha­ya­tı­nı kay­bet­me­den yıl­lar ön­ce ka­tıl­dı­ğı bir prog­ram­da "ABD çok giz­li bi­rim kur­du” di­ye­rek bu ku­ru­mun “Has­ta­lık Po­li­ti­ka­sı" ge­liş­ti­re­ce­ği­ni ıs­rar­la söy­le­miş­ti. Ka­bul et­mek is­te­me­sek de kar­şı­mız­da 21.yüz­yıl di­ji­tal dün­ya­sı­nın kav­ram­la­rı i­le ye­ni bir o­yun ku­ran "or­ga­ni­ze bir a­kıl" var.

29 Ha­zi­ran 2019'da, Çin Halk Cum­hu­ri­ye­ti U­lu­sal Halk Kong­re­si Da­i­mi Ko­mi­te­si a­şı yö­ne­ti­mi i­le il­gi­li ÇHC Ya­sa­sı­nı (A­şı Hu­ku­ku) ka­bul et­ti. Bu, bi­yo­met­rik çi­pin a­şı i­le ilk kez Çin’de uy­gu­la­na­ca­ğı­nı gös­te­ri­yor. Bi­yo­met­rik çip ne pe­ki? Bir­leş­miş Mil­let­ler ta­ra­fın­dan yü­rü­tü­len ID2020 or­ga­ni­zas­yo­nun­da block­cha­in ta­ban­lı ilk di­ji­tal kim­lik ta­nı­tı­la­lı e­pey bir sü­re ol­du. Di­ji­tal pa­ra bi­ri­mi bit­co­i­nin de alt­ya­pı­sın­da kul­la­nı­lan block­cha­in tek­no­lo­ji­siy­le o­luş­tu­ru­lan kim­lik, giz­li­li­ği ve gü­ven­li­ği ko­rur­ken ay­nı za­man­da ki­şi­le­rin her yer­de ta­kip e­dil­me­si­ni de sağ­la­ya­bi­le­cek.

Dün­ya­da yak­la­şık 1.1 mil­yar in­sa­nın kim­lik ve­ya ben­zer bir bel­ge­ye sa­hip ol­ma­dı­ğı­nı a­çık­la­yan Bir­leş­miş Mil­let­ler, ö­zel­lik­le mül­te­ci so­ru­nuy­la bir­lik­te bu ko­nu­ya yo­ğun­laş­mış ve ça­lış­ma­la­ra baş­la­mış­tı. İlk pro­to­ti­pi ta­nı­tı­lan di­ji­tal kim­lik­le­rin, kim­lik sa­hi­bi ol­ma­yan ki­şi­ler i­çin o­luş­tu­rul­ma­sı ve böy­le­ce bu in­san­la­rın da (sö­züm o­na) e­ği­tim al­ma, sağ­lık hiz­met­le­rin­den ya­rar­lan­ma, oy kul­lan­ma gi­bi te­mel hak­lar­dan fay­da­lan­ma­sı sağ­la­na­cak.

Or­ga­ni­zas­yo­nun ni­ha­i he­de­fi i­se 2030 yı­lı­na ka­dar han­gi uy­ruk­tan o­lur­sa ol­sun her­ke­sin di­ji­tal or­tam­da bir kim­li­ğe sa­hip ol­ma­sı­nı sağ­la­mak. ID2020 e­ğer bu he­de­fi­ni ger­çek­leş­ti­rir­se i­ler­le­yen yıl­lar­da, vi­ze baş­vu­ru­su gi­bi ki­şi­sel bil­gi­le­ri­mi­zi fark­lı ül­ke­ler­le pay­laş­mak zo­run­da ol­du­ğu­muz du­rum­lar­da say­fa­lar­ca bel­ge ta­şı­mak ye­ri­ne sa­de­ce yet­ki­li­le­rin di­ji­tal kim­li­ği­mi­ze e­riş­me­si­ne i­zin ve­re­rek iş­lem­le­ri da­ha ko­lay bir şe­kil­de so­nuç­lan­dır­mak müm­kün o­la­bi­le­cek.

Tüm bun­la­rı alt al­ta top­la­dı­ğı­mız­da i­se tab­lo net­le­şi­yor; Bir a­vuç ya­hu­di pa­gan, 8 mil­yar in­san­la ke­di­nin fa­rey­le oy­na­dı­ğı gi­bi oy­nu­yor. Şim­di­lik vi­rüs­le kor­ku sal­dı­lar ve pek çok ül­ke­yi zih­nen e­le ge­çir­di­ler. Bu kor­ku im­pa­ra­tor­lu­ğu­nun ga­ye­si “di­gi­tal bir pey­gam­ber”in var­lı­ğı­nı ka­bul et­tir­mek. Ya­ban­cı bir si­te­den al­dı­ğım yo­rum ay­nen şöy­le; “Yü­ce Rab, ro­bot­lar i­çin de bir pey­gam­ber gön­de­rir el­bet. Ol der; ve o an he­men ye­ni ne­sil hy­per 45 çe­kir­dek mik­ro­iş­lem­ci­li sü­per yük­sek fre­kans ro­bot bir pey­gam­ber o­luş­tu­ru­ve­rir de­ğil mi. Yü­ce Rab in­san­lar­dan bık­mış; ar­tık ro­bot­la­ra hi­tap e­de­cek çün­kü”

Kü­re­sel­ci­ler, dün­ya­yı tes­lim al­mak i­çin ha­zır­la­dık­la­rı pro­je­ler­den bi­ri o­lan ve a­dı­na “co­ro­na” de­di­ği­miz ''co­vid 19''la de­ne­me tes­ti ya­pıp di­ji­tal ha­ya­ta ge­çiş ön­ce­si ge­rek­li şart­la­rı o­luş­tur­ma pla­nı ya­par­ken o­lay­lar kon­trol dı­şı­na çı­kıp bam­baş­ka bir du­ru­ma ev­ril­me ih­ti­ma­li var mı­dır bil­mi­yo­rum; a­ma bil­di­ğim bi­şey var­sa şu an sı­ra­da bu hız­la ya­yı­lan vi­rü­sün a­şı­sı ge­le­cek gün­de­me. Co­ro­na a­şı­sı di­ye ya­pa­cak­la­rı a­şı­nın i­çin­de za­ten na­no­çip o­la­cak ve id2020 nin pro­je­si­ne uy­gun o­la­rak di­ji­tal o­la­yı baş­la­ya­cak böy­le­lik­le.

La­fın ö­zü; bu vi­rü­sün tıb­bi yö­nü ya­nın­da 21.yüz­yıl di­ji­tal dün­ya­sı­nın di­ji­tal kim­lik, bi­yo­met­rik çip,di­gi­tal pa­ra gi­bi kav­ram­la­rın an­lam­la­rı­nı ve bu a­lan­da­ki ça­lış­ma­la­rı bil­me­den yo­rum ya­pan­lar ha­van­da su döv­mek­le meş­gul­ler. Ya­kın­dan ta­kip et­ti­ğim Prof Dr. Se­lim Şe­ker "En za­rar­lı Kan­se­ro­jen Rad­yas­yon ya­yan tek­no­lo­ji­ler 3G, 4G ve 5G tek­no­lo­ji­le­ri­dir; ül­ke­miz­de 5G’ye ge­çiş a­ci­len dur­du­rul­ma­lı­dır” di­ye bas bas ba­ğı­rı­yor a­ma 10 ya­şın­da­ki ço­cuk ka­dar gün­dem o­la­mı­yor ma­a­le­sef. Zi­ra ko­ro­na­vi­rü­sün be­lir­ti­le­rin­den bir­ta­ne­si­nin so­lu­num so­ru­nu ol­du­ğu­nu bi­li­yo­ruz, an­cak 5G’nin 60GHz fre­kans ban­dın­da ok­si­jen mo­le­kül­le­ri i­le bir­leş­ti­ği­ni ve in­san­lar­da so­lu­num so­ru­nu ya­rat­tı­ğı­nı bil­mi­yo­ruz.

So­nuç o­la­rak; Vi­rüs va­ka­sı­nın ilk haf­ta­la­rın­da “Çin­li­ler öl­sün ge­ber­sin; Do­ğu Tür­kis­tan’da­ki müs­lü­man­la­ra zul­met­tik­le­ri i­cin ga­za­ba uğ­ra­dı­lar di­yen­ler” bu­gün Um­re’den dö­nen müs­lü­man­la­rın da ay­nı ka­de­ri pay­laş­tı­ğı­nı ve dün­ya­nın di­ger u­cun­da ke­si­len bir a­ğaç­tan da­hi her­ke­sin so­rum­lu ol­du­ğu bir sis­tem i­çin­de ya­şa­dı­ğı­nı an­lı­yor. TV'ler­de vi­rü­sün ar­ka pla­nı­nı an­la­ta­cak dü­şün­ce ku­ru­luş­la­rı ve stra­te­jist­ler ne­re­de, ne ya­pı­yor bil­mi­yo­rum a­ma ye­ni dün­ya dü­ze­ni­nin da­yat­tı­ğı, ne­den­le­ri ve so­nuç­la­rı ha­zır­lan­mış zi­hin is­ti­la­sı ve e­sa­re­ti ü­ze­ri­ne dü­şün­mek ve ka­fa yor­mak zo­run­da­yız.

Bu sal­gın ne ka­dar can a­lır bil­mi­yo­rum a­ma ön­gö­rü­ler 65 mil­yon ca­na mal o­la­ca­ğı şek­lin­de. Pe­ki Al­lah bu­na ne­den mü­sa­a­de e­di­yor der­se­niz? Bu şey­tan­lar ba­tıl da­va­la­rın­da o ka­dar sa­mi­mi­ler ki Al­lah on­la­rın bu sa­mi­mi­ye­ti hür­me­ti­ne on­la­ra ga­li­bi­yet na­sip e­di­yor. On­la­rın sap­kın­lık­la­rın­da­ki sa­mi­mi­ye­ti du­a­la­rı­nın ka­bu­lü­ne ve­si­le o­lu­yor.

Geç­miş­te in­san­lar ‘top­lum­sal ba­ğım­sız­lık’ i­çin sa­vaş­mış­lar­dı bu­gün­kü sa­vaş i­se ar­tık ‘bi­rey­sel ba­ğım­sız­lık’ a­dı­na ve şu an to­hu­mun­dan, in­ter­ne­ti­ne, sos­yal med­ya­sın­dan e­ko­no­mik bas­kı­sı­na ka­dar is­tis­na­sız her­kes cep­he­de. İ­şin da­ha kö­tü­sü i­se bu gi­di­şi dur­dur­mak ve ter­si­ne çe­vir­mek bir ya­na; he­nüz du­ru­mu doğ­ru tes­pit­ten bi­le u­za­ğız. Müt­hiş bir e­ner­ji var; an­cak, bu e­ner­ji doğ­ru mec­ra­la­ra a­kı­tı­la­ma­dı­ğı i­çin iç­ten i­çe çü­rü­yor ve ya­zık ki çü­rü­tü­yor. Bir şey­ler yap­mak a­dı­na yo­la çı­kan­la­rın ka­hır ek­se­ri­ye­ti i­se bu ka­la­ba­lı­ğı­n a­ka­ca­ğı mec­ra­lar o­luş­tur­mak ye­ri­ne i­şin ko­la­yı­na ka­çıp bu ka­la­ba­lı­ğı­n sa­yı­sı­nı da­ha da ar­tır­ma­ya o­dak­lan­mış hal­de.

Çün­kü so­ru­nu­mu­zun, “gü­ce sa­hip o­la­ma­ma” so­ru­nu ol­du­ğu­nu zan­ne­di­yor; ne­re­dey­se i­ki­bu­çuk a­sır­dır, gü­ce, güç ü­re­ten a­raç­la­ra sa­hip ol­du­ğu­muz za­man bü­tün me­se­le­le­ri­mi­zi hal­le­de­ce­ği­mi­zi dü­şü­nü­yo­ruz. Çö­züm ne pe­ki? Öl­çü­müz, in­sa­nın iç ve dış dün­ya­sı­nı an­lam­lan­dı­ran, ha­ya­ta an­lam, de­ğer, de­rin­lik ve ruh ka­tan ha­ki­kat o­lur­sa ba­şa­ra­bi­li­riz. Ben bu­na tüm zer­re­le­rim­le i­na­nan bi­ri­yim. Zi­ra güç ve gü­ce tap­ma; se­kü­ler­leş­me, kon­for­mist­leş­me, ruh­suz­laş­ma­dır.

Na­sıl bir ha­ki­kat? Her­kes i­çin, her ke­sim i­çin gü­ven a­da­sı ol­du­ğu­muz, ol­ma­mız ge­rek­ti­ği ha­ki­ka­ti. Çün­kü dün­ya­yı mad­dî or­du­lar­la de­ğil, ced­di­mi­zin bin yıl bo­yun­ca yap­tı­ğı gi­bi ma­ne­vî or­du­lar­la; her hâl ve şart­ta ha­ki­ka­tin i­zi­ni sü­ren, ha­ya­tın her a­la­nın­da ha­ki­ka­tin, a­da­le­tin, hak­ka­ni­ye­tin in­şa e­di­le­ce­ği, her­kes i­çin gü­ven a­da­sı su­na­bi­le­cek ma­ne­vî güç­le fet­he­de­bi­lir­si­niz.

İş­te bu yüz­den muh­taç ol­du­ğu­muz bu ha­ki­ka­te u­laş­ma­nın, bu sü­re­ce dur de­me­nin yo­lu; top­lum, coğ­raf­ya, i­nanç ve kül­tür kar­şı­sın­da öz­ne ol­du­ğu­mu­zun far­kı­na va­rıp ye­ni­den so­rum­lu­luk al­mak­tan; bir­lik, kar­deş­lik ve bü­tün­leş­me or­ta­mı­nı ko­ru­mak ve pe­kiş­tir­mek­ten; fark­lı­lık­la­rı ka­şı­ma­mak, as­ga­rî müş­te­rek­le­ri­miz ü­ze­rin­de yo­ğun­laş­mak­tan ge­çi­yor.

Çün­kü; i­çin­de ya­şa­dı­ğı­nız ça­ğı ta­nı­ya­maz­sa­nız, ta­nım­la­nır­sı­nız. Ta­nı­ya­ma­dı­ğı­nız bir ça­ğı hem de­ğiş­ti­re­mez­si­niz, hem de de­ğiş­tir­me id­di­a­sın­da bu­lu­na­maz­sı­nız. Bu­nun i­çin de çap­lı in­san ye­tiş­tir­me­ye, in­san ye­tiş­ti­re­bil­mek i­çin de güç­lü, kök­lü, u­fuk a­çı­cı e­ği­tim mo­del­le­ri in­şa et­me­ye; top­lu­mun su­yun kay­na­ğın­da­ki gi­bi bir ma­ne­vi zih­ne, ze­mi­ne ve za­ma­na ka­vuş­ma­sı i­çin ge­ce­le­ri­mi­zi gün­düz et­me­ye ih­ti­ya­cı­mız var.