Yorumlar

Öğrencilerden Ve Çalışma Arkadaşlarından Yorumlar.

Öğrencilerden Mesajlar

Çalışma Arkadaşlarından Yorumlar

3. Öğretmen

“…Okula ilk geldiğimde bırakın eğitim öğretim yapılacak bir ortam doğru dürüst öğrenci dahi yoktu. Okul özür dilerim ama bir koyun ağılına benziyordu. Sadece bir yıl içinde evet sadece bir yıl içinde azmiyle, gece-gündüz-tatil-bayram demeden uğraşıyla okula kütüphane,fen bilgisi laboratuarı,rehberlik odası,bilgisayar laboratuarı, haritalar, dünya küreleri, aklınıza gelebilecek her türlü eğitim öğretim materyali, hatta fotokopi makinesi, yazıcı,faks getirdi… Enerjisine ve bu enerjiyi bizlere yaymadaki başarısına şaşıyordum… Okul personelini adeta yarış haline sokuyor ve en iyisini yapmaya çalışıyordu, yapıyordu da… Hani derler ya “öperken ısırmak” işte bunun gibi bir yapısı vardı… Bir yanlış gördüğünde bunu dile getirir ama bundan kimse de incinmezdi… Kimi zaman okul müdürü, kimi zaman elinde fırça ve boyasıyla boyacı, kimi zaman pantolonunu dizine kadar çekmiş tuvalet yıkayan bir hizmetli, kimi zaman okula su getirmek için römorklarla su getiren bir traktör şoförü. Yani okul için ne gerekiyorsa oydu Rıdvan Bey… !”

2. Öğretmen

“…Burada göreve başladığım tarihten bu yana gördüklerim karşısında büyük hayretler içindeyim. Ben de okul müdürlüğü yaptım ama hiçbir zaman bu kadar imkanı okuluma sağlamamıştım. Geldim geleli bir çok yenilikler yapıldı. Okul boyanıyor, ağaç dikiliyor, çevre düzenlemesi yapılıyor, hangi projeyi sunsak Rıdvan Hoca HAYIR demiyor. Okul sürekli bir değişim içinde. Eski okulumda sürekli ne kadar çalışkan bir okul müdürü olduğumu düşünüyordum. Sadece çalışkanlıkla müdür olunmadığını anladım Rıdvan Hoca’yla.Kendim gibi her şeyini okulunun üstünde tutan bir olabileceğini hiç düşünmemiştim. Bu yüzden tüm zor şartlara rağmen hayata hala gülümseyebiliyorum ve bu umudu öğrencilerimde de görüyorum…”

1. öğretmen

“….Zaman geçtikçe düzeldi şartlar. Ama bir zaman dilimi var ki, tamamen yeni bir yer oldu okul. Bir eğitim neferi geldi okula, bir öncü: RIDVAN ÖĞRETMENİM…!Küçük bir ışık gördü uzaklarda, kör gözlere taşımak istedi ışığı. Bilmezdi, bilemezdi o yükün bu kadar ağır olacağını. Sonra hayatını koydu ortaya, bu küçük yüreklere bir damla umut ışığı taşımak için. Sonra birlik oldu tüm yürekler, tüm okul personeli. Ve sıcak yardım elleri uzandı dünyanın dört bir yanından. Yardımlar dev bir halkaya dönüştü, küçük halkaların birleşmesinden oluşan. Özledikleri şey ayaklarını sıcak tutacak bir çift ayakkabı, o küçücük bedenleri ısıtacak bir kazak, bilgiye aç beyinleri besleyecek kitaptı yalnızca. Oldu. Hem de kat be kat fazlası oldu. Sanırım bir çocuğu giydirdikten, ona bir defter, iki kalem verdikten sonra, gözlerindeki ifadeleri tüm hayatım boyunca unutmam imkânsız.”