REDDEDİYOR VE İĞRENİYORUM !

REDDEDİYOR VE İĞRENİYORUM !

REDDEDİYOR VE İĞRENİYORUM !

Âlim değilim, hoca hiç değilim, olma gibi bir niyetim de yok !

Sadece Rahmân’in “Ey kulum !Sana akıl verdim, kullan” diye beni, onu , sizi 75 ayette ikaz ettiği ve 700 e yakın ayette atıfta bulunduğu “akıl ” nimetimi kullanıyor;

Bugün dinin olduğu her yerde zulüm varken, her taraf oluk oluk kan akarken, barut kokarken ölüm sessizliğine bürünen hocalarınızı;
Tv lerde salya sümük menkıbeler anlatarak bu dinin asıl özü olan Adalet; merhamet, şefkat ve rahmeti anlatmak yerine Mars’ta bulunan suyla abdest alınıp alınmayacağını anlatan;

1400 yıldır orucun neyi bozup bozmadığı konusundan vazgeçmeyen;
Asıl namazın namazdan sonra hayata kıldırılması gerektiğini ; zulme, haksızlığa, yoksulluğa, çaresizliğe, haksızlığa, ırkçılığa kıyam etmek olduğunu ; hayatta mevcut bulunan tüm putları kırarak ve tevhidin ilk adımı olan LA’yı haykırarak sadece ALLAH’a ilahlık bahşetmek demek olduğunu, secde haliyle ne kadar zavallı, muhtaç ve ihtiyaç dolu olduğunu idrak etmek demek olduğunu ;

Asıl orucun açlara,yoksullara, yetimlere değil sadece 1 ay yıl boyu, 365 gün , 24 saat sahip çıkıp korup kollamak ve nefsi tezkiye etmek olduğunu;

Asıl haccın topluma karışmak olduğunu ve Allah indinde hiçbir makam, mevki, saltanat, dünyaya ait en ufak bir ünvanın aynen ihramdaki ve mezara sokulurken giydirilen kefen gibi hiçbir anlamı olmadığını, asıl üstünlüğün sadece insan kalmak, takva sahibi olmak olduğunu idrak ettirmeyen alimlerinizi (!) ,

Bir nesil tv lerde yayınlanan programlarla ortadaki bilinçli yok etme politikasına kurban edilirken ; kültürden, maneviyattan, birlikten, beraberlikten kültür emperyalizminin Siyonist şeytanlığı ile fersah fersah uzaklaştırılırken ortaya koyduğunuz biat kültürünüzü,

Toplum bu haldeyken ünvanlarına unvan katmak için başını masadan kaldırmayan bilim (!) adamlarınızı,

Parkta yatan kimsesizler; sahillere vuran cesetler; açlıktan ölen insanlar; toplumun büyük bir kesiminde geçim sıkıntısı; yetememe telaşı; arşa yükselen ağıtlar; yanan, yakılan yürekler; gözleri sadece bir resim karesine mahkum bırakılmış bağrı yanık anneler varken ve bunların sayısı her geçen gün kanser hızıyla artıyorken bunları aklınıza dahi getirmeyip “iyi niyet” temennilerinde bulunup işi “Allah” ‘a havale ederek seyretmekten vazgeçmediğiniz maçlarınızla varolduğunu sandığınız ama üzeri örtülmüş, kirlenmiş, pas tutmuş vicdanlarınızı,

% 98 i İslâm iddiasında olan bir toplumun ezici çoğunluğunun bir kez dahi olsun Kurân meali okumamasina rağmen allame kesilen cehlini,
Zulme dil-din-irk-renk yükleyerek, “nasıl olsa benden değil” diyen kirlenmiş vicdanlarinizi REDDEDİYORUM!

İşte bu yüzden de ;

-Uydurulmuş Dinden ve onun sahtekar müntesiplerinden İğreniyorum !

-Şeytan’dan ve ona dilbeste olan zalimlerden, Firavun’dan, Nemrut’tan, Bel’am’dan, Karun’dan ve onun modern, post modern, global veya lokal tüm versiyonlarından iğreniyorum…

-Sevgisizlikten, merhametsizlikten, vicdansızlıktan, hayasızlıktan, arsızlıktan ve dahi duygusuzluktan, ruhsuzluktan ve şuursuzluktan iğreniyorum…

-Onuru ezen izzetsiz ayaktan, merhameti kundaklayan haysiyetsiz elden, iffete uzanan acımasız dilden, izzeti kıran vefasız gözden iğreniyorum.

-İmanı kundaklayan zındıktan, kutsal patentli sömürü hokkabazından, çıkar odaklı politikadan, riya eksenli dostluktan, haram karışmış aştan ve günah karışmış aşktan,söz ve sevgi kalpazanlıklarının cümlesinden iğreniyorum…

-Yaşarmayan gözden, sızlamayan özden, kızarmayan yüzden, doğru olmayan sözden, fayda vermeyen ilimden, amel etmeyen alimden, vicdanları sömüren ve tüyü bitmemişlerin hakkını yiyen amirden iğreniyorum…

-Kimliğinden utanan Stockholm sendromuna kapılmış bilinç hastasından, kendi ırzına geçen zorbaya aşık olan aptal kadın misali, düsmanına sevdalı yırtık kimliklilerden, siyonist Filistinli’den, Amerikancı Kızılderili’den, komünist Çeçen’den veya Fransız meftunu Cezayirli’den ve kimlik sendromu olan tüm bu yığınlardan iğreniyorum…

-İbrahim’e iman ettiği halde Nemrut gibi hüküm veren, Musa’ya iman ettiği halde Firavun gibi yaşayan, Yusuf’a iman ettiği halde Züleyha’nın peşinden koşan, Hakk’a iman ettiği halde batılı ahlak haline getiren halin cümlesinden iğreniyorum.

-Şirkten, bid’atten, hurafeden, dini paçavraya çeviren zihniyetten, Rabbine yapması gereken kulluğu şeyhine, efendisine, hocasına, herhangi bir özneye, nesneye, subjeye, objeye yapan zelilden, gassalin elinde meyyit olmayı küffarın elinde şehit olmaya tercih eden çarpık bakıştan iğreniyorum…

Velhasil kelam : Uydurulmuş dinden ve onun sahtekar müntesiplerinin hepsinden İğreniyorum !

Kötülüğün kanser gibi yayıldığı bir çağda iyilik iddiasında olanların boş durmak gibi bir lüksleri olmadığına îmân ediyorum!

Ezanlarin lahuti sedası karanlığı yırtarken avuç avuç ellerim ve nemli gözlerimle çaldığım Rahmet kapısının artık ferasete, basirete, nedamete ve uyanışa kapılar açmasını sahibimden diliyorum!

Sabahiniz ve gününüz hayır olsun !
Rahmân hepimizi rahmeti ile kucaklasin!
Selam, dua ve muhabbet ile!

GERÇEKTEN ORUÇ TUTUYOR MUYUZ ?

Ocak 1, 2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir