Başkalarının gök kubbesi altında yaşıyorsanız çirkini imha etmeye çalışabilirsiniz ama güzeli ihya etmek istiyorsanız yapacağınız ilk iş “kendi gök kubbenizi inşa etmek” olmalıdır.

Tarafımızca 19 Ekim 2017 tarihinden bu yana sürdürülen “İnsan İnsana Emanettir” (Projeyi görmek için buraya tıklayınız) Projesine yaşamakta olduğumuz pandemi süreci nedeniyle Mart 2020 tarihinden beri ara verilmiş olup bu bağlamda onay alınan il ve ilçelerin tamamına da bu nedenle gidilememiştir.

Ancak şu ana kadar ulaşılan ve ziyaret imkânı bulunulan 21 İl ve 196 İlçe (Onayları görmek için tıklayınız) bazında gençlerin yapılan söyleşi ve konferanslara gösterdiği rağbet, söyleşi ve konferans sonrası sosyal medya hesaplarımıza ve mail adreslerimize yolladıkları mesajlar, yayımlanmış olan eserlere gösterdikleri ilgi yaşadığımız şu makus sürece rağmen onlarla yan yana gelemez ve birebir iletişim kuramazsak da en azından yazılmış eserlerin gençlere ulaşması konusunda bir zaruriyet doğurmuştur.

NEDEN BU PROJE?

Siz de takdir edersiniz ki eğitim ve öğretim süreci asla boşluk kabul etmiyor, bizim sahip çıkamadığımız, bağrımıza basamadığımız gencimize bir başkası farklı yollar kullanarak sahip çıkıyor ve çıkmış olduğumuz zorlu ve uzun yolculuğumuzdaki gözlemlerimiz ve edinimlerimiz milli ve manevi dinamiklerimizle temas etme fırsatını yakalayamamış gençlerimize öğretmiş olduğumuz “çaresizlik” girdabı içinde tehlike sinyalleri veriyor.

Yurt turnesi raporunu okumak için tıklayınız.

Kabul edelim ki azıcık vicdanı olan (özellikle de buluğ çağına ermiş çocuk sahibi olan herkes) gelecek adına büyük bir endişe taşıyor.

Zaman zaman bu konudaki endişe dolu yazılar okusak da bu endişenin toplumun tümüne yansımadığını görmek bu konuda sancı çeken herkesi daha da endişelendiriyor!

Çünkü özellikle gençlerimizle aramızda çok yüksek duvarlar var. Sanki sırf onlarla birbirimizi görmemek, anlamamak, duymamak için; önyargılarımızdan, ön kabullerimizden, egolarımızdan, aidiyetlerimizden, zaaflarımızdan, ideolojilerimizden, anlama biçimlerimizden, yorum farklılıklarımızdan, kibrimizden, ezberlerimizden ve daha bilmem nelerimizin hepsinden birden duvarlar örmüşüz.

Duvarlar; kullanılan her kelime, anlaşılamayan her cümle, yaşanan her öfke nöbeti ile biraz daha yükselmiş ve gençlerimizle duvarın öbür tarafından iletişim kurar haldeyiz.

Böyle olunca da ne anlatmak sağlıklı bir şekilde mümkün oluyor, ne de onları anlamak.  

Ama işin ürkütücü boyutu; biz onları anlamamakta direnirken, onlar artık kendilerini anlatmaktan yazık ki vazgeçmiş durumda. Yanisi gençlerimizin sağırı ve onları kendimize benzetemediğimiz, ideallerimizi dikte ettiremediğimiz için körüyüz maalesef.

Biz bize emanet edilen bu hazineleri tıpkı altın gibi cürufundan ayırıp işlemek yerine daha çok yerin dibine gömüyoruz ve bu “gömme” mücadelemiz de onlar doğar doğmaz başlıyor.  

Yapma, dokunma, koşma, gitme” gibi sayısını ziyadesiyle artırabileceğimiz ama hep bir olumsuzluk sarmalı içinde kendi doğrularımızı, yaşam biçimimizi; onlar büyüdükçe de ideallerimizi, olmak isteyip de olamadıklarımızı “ben yapamadım o mutlaka yapmalı” dediklerimizi adım adım empoze etmeye başlıyoruz gençlerimize. Bu da büyüklerimizin dizinde oturup onları dinlemeye can atan bizler yerine; kendi anne, baba ve ebeveynlerinden kaçan, mutluluk ve huzuru hep başka yerde arayan, özgürlüğü elinde kölesi olduğu cep telefonunda arayan bir nesil çıkardı önümüze.

Çünkü ilkokul yılları boyunca ödev yapmaktan oyun oynamaya fırsat bulamayan evlatlarımız, ortaokul ve lise seviyesine geldikçe adı her geçen gün değişip, sayıları sürekli artan o meşum sınavlarda bir soru daha fazla yapabilmek için biteviye test çözmekten, açıp birkaç kitap okumaya fırsat bulamıyorlar. Bu anlamsız ve bütün bir çocukluğa kast eden maratonun akabinde bir üniversite kazanılıyor, orada başarılı olabilmek için öncekinden çok daha fazla çalışmak gerekiyor ve iş bulmaya yaramayacak bir diploma uğruna, canım gençlik yılları heder ediliyor.

Âşık olduğu kıza okumak için lâzım olan şiirden fazlasını bilmeyen tarihçi, sınavı geçmek için gerekenin ötesinde tarih bilgisi olmayan doktor, dini kültür, ahlâkı bilgi zanneden ve onları da kopya kâğıtlarıyla mâziye gömen mühendis, şartlar icap etmedikçe mâzisini merak etmeyen bürokrat, okuma yazma bilmeyen çobanların gözyaşlı ibadetlerinin aşk ve zevkinden mahrum ilahiyatçı, Google’dan aparılan malumatla başımızdan aşağı ukalalık boca eden aydın, hülasa medeniyetimizin estetik, zarafet ve muhabbetinden zerre nasibi olmayan bizden habersiz bir dolu “biz” yetişiyor böylece.

İşte tüm bunların farkındalığı içinde bu yolculuğa çıktığımız günden beri gençlere de yaşadığımız çağa da borçlu olduğumuz bilinci içinde hareket ettik.

Zira, elin oğlu üç asrı bulmayan tarihine kahraman icat etmek için bilgisayar marifetiyle çizgi karakterler uydurup bunu farklı yollarla tüm dünyaya yayarken müthiş bir manevi mirasın varisleri olan bizler, gençlerimizin önünü tıkıyor, geleceklerini istediğimiz gibi şekillendiriyor; henüz hayatın başlangıcındaki evlatlarımızın öğretmiş olduğumuz “çaresizlik” girdabı içinde geleceğe güvenle bakmalarını sağlayamıyoruz.

Ancak biz inanıyoruz ki; yaşımız, görevimiz, konumumuz, şartlarımız ne olursa olsun yaşadığımız dünyada hepimizin ortak misyonu ve gayesi; insan denen en önemli kutsalın ve dolayısıyla da insanlığın daha yaşanılır bir dünyada hayatını idame ettirebilmesi için toplum ruhuna sevgi, şefkat, rahmet ve merhamet tohumlarının gelecek nesiller yoluyla sağlam atılmasıdır.  Bu yönüyle de öncelikli amacımız; sahip olduğumuz manevi mirasın aydınlığı altında güçlü temellere oturtulmuş kültürümüzü, bugünün teknolojisine entegre ederek kutsallarından ve öz kültüründen ödün vermeden çağdaş yaşamın baş döndürücü hızına ayak uydurabilecek yaşam sistemi kurmak olmalıdır.

Bu bağlamda klasik kalıpları yıkarak; konumu ne olursa olsun insan denen en büyük kutsalı hayatın merkezine alarak modern-vizyoner modelleri hayata geçirebilen; sorgulayan, araştıran, gelişmelere ve evrensel değerlere açık, teknolojik ve bilimsel kapasiteyi özümsemiş, istikrarlı, yere sağlam adımlarla basabilen daha güçlü ve ekonomik bağımlılığı olmayan hem ülkesine hem de insanlığa yararlı; donanımlı, kalifiye bireyler yetişmesini sağlamak ortak paydamız olmalıdır.

Teknolojinin baş döndürücü hızı karşısında manevi değerler silsilemize ait ipin bir kısmını elimizden kaçırmış olabilir; kaçırdığımız bu iple birlikte bazı insanlarımızı anlık öfkeleri, hezeyanları, yanlışları nedeniyle toplumun dışına itmiş olabiliriz ama hala ipin diğer ucu elimizde olduğuna göre mutlu, huzurlu, geleceğe umutla bakan, hayallerinin peşinden koşma cesaretini gösteren, modernize olmuş bir kimlikle geleceğe ışık tutan çalışmaları hep birlikte yürütmeliyiz.

Tüm bunlardan hareketle İnsan İnsana Emanettir Projemizi devam ettirebilmek, gençlerimizin milli ve manevi dinamikler etrafında kenetlenebilmesini sağlayabilmek, onlardaki okuma aşkını diri tutabilmek adına bu kez “Gençlik için Elele” diyerek ilk etapta onay alınan ama gidilemeyen başta Güneydoğu ve Doğu Anadolu İl ve İlçeleri, ikinci etapta ise adım adım ülkedeki tüm özel ve devlet ortaöğretim kurumları, halk eğitim merkezleri, kadın sığınma merkezleri, gençlik merkezleri, ceza ve tevkif evleri de dahil edilerek mevcut kurum kütüphanelerimize birer set kitabımızın ücretsiz yollanmasını hedeflemekteyiz.

Eserler hakkındaki okuyucu yorumları için tıklayınız.

Zira sayıları milyonları bulan ve hayatlarının en önemli çağlarını yaşayan ortaöğretim gençliğimize ulaşabilmek amacıyla aynalarla oluşturduğumuz çembere suretimizi yansıtabilmek adına bu çizgide gençlerimizin çağdaş yarınlarda özünce parlamasını sağlamak için hep birlikte çaba sarf etmemiz gerektiğine inanıyorum.

Manevi açıdan gelişmiş, sabitelerine, ruh köklerine yürekten sahip çıkan bir ülkenin geleceğini hiçbir maddi güç yok edemez. Fikri birikimi güçlü, ruh kökleri muhkem, istikameti sağlam bir toplum bugün kaybediyor görünse de geleceğini mutlaka kazanacaktır.

Bu görevin sadece eğitim kurumlarına ait olmadığı ve bunun gerek bireysel gerek kurumsal bazda ayrım gözetmeksizin birlik ve beraberlikle başarılabileceği farkındalığıyla, ekonomik kalkınmanın yanı sıra dünyaya yaklaşık bin yıl hükmeden ecdadımızın izince ait olduğumuz manevi mirasa sahip çıkmak adına biliyoruz ki, sağ el sol elle birlik ise anlam kazanır. Bu yüzden de farklılıklarımızı bir tarafa bırakarak bütünleşmek ve kenetlenmek zorundayız.

İnsanlığın önünü açacak hem kendini hem dünyayı iyi tanıyan, insanlığın yükünü omuzlarında taşıma şuuruyla nefes alıp veren, aldığı nefesi hakikatin sesine, hakikatin sesini insanlığın nefesine dönüştürebilecek diriltici bir ruha sahip öncü kuşakları yetiştirecek, dünya çağında fikir adamı, sanatçı, bilim adamı armağan edecek gençlere ve kurumlara ihtiyacımızın olduğu farkındalığı ve günümüz cenderesinde ülkemizin yeryüzündeki tüm mazlumlar adına bir umut olduğu inancıyla ekip ruhu içinde çıktığımız bu yolda desteğinize ihtiyacımız bulunmaktadır.

Projenin Genel Hedefleri

Ortaöğretim Çağından başlayarak (9,10,11,12.sınıf) gençlerimize milli ve manevi dinamiklerin yeniden aşılanması başlığı altında yayımlanmış mevcut 12 eser ve Haziran 2021 tarihine kadar toplamda 28 eser ile gençlerde farkındalık oluşmasını sağlamak.

Açık ve kapalı Ceza İnfaz kurumlarında yatan insanlarımıza milli ve manevi dinamiklerin hatırlatılması kapsamında çeşitli sebeplerden dolayı cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin tahliye edildiklerinde günlük hayata kolay adapte olmaları, toplumdan dışlanmamaları, topluma yeniden kazandırılmaları ve tekrar suça yönelmemeleri amaçları doğrultusunda yayımlanmış mevcut 12 eser ve Haziran 2021 tarihine kadar toplamda 28 eser ile adaptasyona yönelik manevi kazanımları yeniden hayata geçirmek ve eğitici bilgiler kazandırmak.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile belediyelere bağlı Kadın Sığınma Evleri ve Çocuk Esirgeme Kurumları ile iletişime geçilerek bu kurumlar bazında yayımlanmış mevcut 12 eser ve Haziran 2021 tarihine kadar toplamda 28 eser ile bilinçlendirme ve farkındalık oluşmasını sağlamak.  

Ortaöğretim Kurumları, yaygın öğretim kurumları, Adalet Bakanlığı’na bağlı Ceza İnfaz Kurumları, Kadın Sığınma Evleri ve Çocuk Esirgeme Kurumlarına yollanacak bu eserlerden alınacak geri dönütlerin daha önce yürütülen İnsan İnsana Emanettir Projesinin dönütleri ile birleştirilerek elde edilecek bilgi, gözlem ve deneyimlerin akademik raporlar halinde tanzim edilerek ilgili kurumların yetkili mercilerine ulaştırmak.

Başta Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere bulunacak / bulunması muhtemel sponsorlar ile İl / İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıf Başkanlıkları, konuyla ilgili STK lardan elde edilecek desteklerle anılan tüm kurum kütüphanelerine birer takım (28 kitap) ücretsiz imzalı kitap yollanması.

Projenin Özel Amacı:

​Yarınımızın teminatı olan gençlerimizin ve toplumumuzun bir parçası olan insanımızın kendi öz değerleri ile yoğrulmuş bir benlikle yarına daha güvenle bakmalarını sağlayarak milli ve manevi değerler etrafında kenetlenmiş bir gelecek inşa edilmesine destek sağlamak.

Projenin Uygulanacağı Yerler:

81 İl ve 957 İlçe bazında her tür ve derecede Özel ve Devlet Tüm Ortaöğretim Kurumları,

Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleri, Gençlik ve Kültür Merkezleri, Belediyeler.

Adalet Bakanlığı’na bağlı ceza ve tevkif evlerindeki tutuklu ve hükümlüler

Kadın Sığınma Evleri

Çocuk Esirgeme Kurumları

Huzur evleri

Ulaşılabilen resmi ve özel tüm sosyal sorumluluk projeleri

Projenin Gerekçeleri:

Ortaöğretim Kurumlarında;

Teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlemesinin gençler üzerindeki etkilerinin azaltılması

Jenerasyonlar arası davranışsal ve fikirsel çatışmaların imkanlar dahilinde önüne geçilmesi,

Milli ve manevi dinamiklerin gençlerimize yeniden hatırlatılması,

Bizi biz yapan insani, vicdani ve ahlaki değerler bütünü etrafında olması gereken değerlerin eserler yolu ile gençlere aktarılmasının sağlanması,

Tutuklu ve hükümlüler açısından;

Bizi biz yapan insani, vicdani ve ahlaki değerler bütünü etrafında “olması gereken” değerlerin eserler yolu ile ceza ve tevkif evlerinde yatan insanlarımıza aktarılmasının sağlanması

Topluma yeniden adapte olma ve yaşamsal gereksinimler bazında manevi değerlerin vazgeçilmez olduğunu idrak ettirebilme

Kadın sığınma evleri, Çocuk Esirgeme Kurumları ve Huzurevleri açısından;

Kadınlara manevi değerler eşliğinde sahip oldukları hak ve hukuklarının yeniden anımsatılması,

Bulunacak, bulunması muhtemel sponsor ve extra desteklerle kadın sığınma evlerinde barınan kadınlara tüm eserlerin ücretsiz dağıtımının sağlanması,

Çocuk Esirgeme Kurumlarındaki özellikle 14-18 yaş arasındaki gençlerde eserler aracılığı ile milli ve manevi dinamiklere yapılacak atıflarla farkındalık oluşturulması; topluma ve insanlığa yararlı birer fert olmaları yönünde telkinlerin diri tutulması.

Çocuk Esirgeme kurumlarındaki 15 yaş ve üstü tüm gençlere bulunacak / bulunması muhtemel sponsorlar veya sağlanacak extra kaynaklarla kitapların set halinde ücretsiz dağıtımının sağlanması.

Huzur evlerinde ikamet eden yaşlılarımıza sağlanacak desteklerle kitapların takım halinde ücretsiz olarak dağıtımının sağlanması

Belirlenen İhtiyaç ve Sorunların Tanımlanması:

“İnsan İnsana Emanettir” sloganı ile başlatılan söyleşi, konferans ve imza günleri sonrasında edinilen gözlemlerde gençlerimize milli / manevi dinamiklerin kavratılması konusunda eksik kaldığımız belirlenmiş ve bu çerçevede bizzat okullara gidilip gençlerle buluşularak durumun yerinde tespiti ve daha sağlıklı, kendi öz değerlerine dönük bir gençlikle birlikte sağlıklı bir gelecek inşa edilebilmesi için çabanın tüm yurt sathına yayılmasına karar verilmiş; ancak yaşanan pandemi süreci nedeniyle bu yoğun çaba 21 il 196 ilçe ile sınırlı kalmış ve bu nedenle alınan onaylara rağmen bu çalışma tamamlanamamıştır.

2017 Ekim- 2020 Mart tarihleri arasında yürütülen İnsan İnsana Emanettir projesiyle eş zamanlı olarak yaygın eğitim kurumlarımız olan Halk Eğitim Merkezleri, Bilim Sanat Merkezleri, Mesleki Eğitim Merkezleri ve Akşam Sanat Okullarının, ceza ve tevkif evlerinin, Pansiyon ve yurtların, Kur’an kursları ve kadın sığınma evlerinin de Ortaöğretim Kurumlarıyla eş zamanlı ziyaret edilmesi esas alınmış ancak anılan nedenlerle bu ziyaretler de aksamıştır.

Ancak üç buçuk yıl boyunca yapılan ziyaretler, araştırmalar, incelemeler, gözlemler ve münazaralarda insanlarımızın değerlerimize, medeniyet birikimimize olan aidiyet bilincinin hızla yitirildiği tespit edilmiş; toplumdaki özellikle ahlaki suçların yükselişindeki istatistiklerden de yola çıkılarak kendi öz değerlerine dönük bir farkındalıkla birlikte sağlıklı bir gelecek inşa edilebilmesi için bireysel imkanlarla sürdürülen bu çabanın pandemi süreci nedeniyle en azından mevcut yazılı eserlerle de olsa sürdürülmesine karar verilmiştir.

Hedef Grubun/Grupların ve Nihai Yararlanıcıların Tanımlanması ve Seçilme Nedenleri:

9.sınıflardan başlayarak 10,11 ve 12. Sınıflar düzeyinde Anadolu Liseleri, Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Güzel Sanatlar Liseleri, Mesleki ve Teknik Liseler, Kız ve Erkek İmam Hatip Liseleri adı altında faaliyet gösteren özel ve devlet tüm Ortaöğretim Kurumları,  Yaygın Eğitim adı altındaki tüm Halk Eğitim Merkezleri, Bilim Sanat Merkezleri, Gençlik Merkezleri, Mesleki Eğitim Merkezleri ve Akşam Sanat Okulları, Üniversiteler, Kadın sığınma evleri, Çocuk Esirgeme Kurumları ve Huzur Evlerine ulaşılarak değerler eğitimi kapsamında;

Yeryüzündeki en önemli kutsalın “insan” olduğu ve tüm kutsalların “insan” noktasında birleşmesi gerektiğini güncel konularla bağlantı kurarak idrak ettirme.

Yaşı, konumu, dili, dini, fikri, düşüncesi ne olursa olsun insanımıza “özel ve önemli” olduklarının hissettirilmesi,

Ait olduğumuz coğrafyamızın müthiş medeniyet birikimi içinde yoğrularak insana, topluma ve insanlığa yararlı fertler olarak yetişmeleri gerektiği bilincinin aşılanması,

Yarının teminatı birer fert olarak insani, vicdani ve en çok da ahlaki değerlerin farkındalığını yakalamaları gerektiği,

Okul, Aile ve birey üçgeni içinde sağlanan imkânlarla ezbercilik ve sınav maratonu olarak addedilen sistem dışında sosyal birer fert olarak pasif iyilikten aktif iyiliğe geçişin sağlanması açısından bir farkındalık yaratabilme,

Nüfus ve maddi imkânlar arttıkça yozlaşan milli ve manevi dinamiklerin toplumu ayakta tutan değerler olduğu yeniden anımsatılarak bu değerler etrafında ortak bir paydanın oluşturulması

Faaliyetlerin Ayrıntılı Açıklanması, izleme ve değerlendirilmesi:

İl Valiliklerinden (yapılan / yapılacak müracaatla İlgili Bakanlık Birimlerinden) alınacak onaylarla,

Her İl bazında (İlçeler dahil) her tür ve kademedeki Ortaöğretim özel ve Devlet Kurumlarının tespit edilmesi,

Her İl bazında (İlçeler dahil) yaygın eğitim kurumlarının tespit edilmesi,

Her İl bazında (İlçeler dahil) Gençlik ve Kültür Merkezlerinin tespit edilmesi,

Her İl bazında ( İlçeler dahil) ceza ve tevkifevlerinin tespit edilmesi,

Her İl Bazında( İlçeler dahil ) Kadın Sığınma Evlerinin tespit edilmesi,

Her İl Bazında ( İlçeler dahil ) Çocuk Esirgeme Kurumlarının tespit edilmesi,

Her İl bazında ( İlçeler dahil ) Huzur evlerinin tespit edilmesi,

Onayı alınan yerlerde hazırlanacak datalarla ilgili kurum müdürlükleri ile iletişime geçilerek eserlerin kargo yolu ile bu müdürlüklere ulaştırılması, ulaşan eserlerin okul demirbaş defterine kaydedildiğine dair tutanakların mail yolu istenmesi,

Ulaşan eserlerden elde edilen dönütlerin rapor haline getirilmesi ve ilgili kurumlarla bu raporun paylaşılması

Sürdürülebilirlik ve Çarpan Etkisi:

​İnsanlarımızla kurulacak birebir ve yazınsal iletişimlerle manevi dünyalarında bir farkındalık yaratılması sağlanarak psikolojik olarak rahatlamaları, yeniden huzur ve sükuna ermeleri ve bu bağlamda topluma ve insanlığa yararlı birer fert haline gelmeleri sağlanmış olacak.

PROJE İŞLEYİŞ SÜRECİNDE BASAMAKLAR

RESMİ SÜREÇ

Ülke geneli alınacak başta ilgili bakanlıklar olmak üzere valilik ve kaymakamlık onaylarıyla kurumların belirlenmesi ve dağıtım programının hazırlanması

SAHA KOORDİNASYONU

Hazırlanacak kargo yollama takviminin kurumlarla iletişim kurularak hazırlanması, onaylatılması ve kurumlara kargo yollanan eserlerin alınacak demirbaş kayıt tutanaklarının dosyalanması

SEKRETERYA BÖLÜMÜ

Telefon görüşmeleri; mailleşme, basın bültenlerinin hazırlanması, haber siteleri ile iletişim, kurumlarla etkileşim, raportörlük ve akla gelebilecek her konudaki koordinasyon ve organizasyon bu kapsama girmektedir.

 PR (HALKLA İLİŞKİLER) KISMI

Basın bültenlerinin yayınlanması, bu bültenlerin takibi, haber arşivinin oluşturulması, tv ve radyo programları, tanıtım organizasyonları, fuar katılımları, ülke geneli sosyal sorumluluk projelerindeki etkinliklere katılım, haber sitelerine yollanan projeye ilişkin tüm bültenlere kadar tüm iş ve işlemler bu kapsamda değerlendirilmektedir.

SOSYAL MEDYA AYAĞI

Günümüzde artık bir kimlik olarak öne çıkan sosyal medya ayağında projenin imkân bulunacak her platformda aktif olarak tanıtılması

PROJE kapsamında yollanacak eserler

Yayımlanmış eserlerin üzerine tıklayarak inceleyebilirsiniz

  1. Diriliş (Roman)
  2. Geceye Bir Güneş Çizdim (Roman)
  3. Hz. Havva’dan Günümüze Kadın-1.cilt
  4. Hz. Havva’dan Günümüze Kadın – 2.cilt
  5. Hz. Havva’dan Günümüze Kadın – 3.cilt
  6. Hz. Havva’dan Günümüze Kadın – 4.cilt
  7. Kerbübela-1. cilt (Roman)
  8. Kerbübela-2. cilt (Roman)
  9. Kerbübela-3. cilt (Roman)
  10. Kerbübela-4. cilt (Roman)
  11. Kerbübela-5.cilt (Roman)
  12. Kerbela’nın Karekodları (Araştırma İnceleme-8)
  13. Şirk İnananların Hastalığıdır-1. cilt (Araştırma İnceleme-9)
  14. Şirk İnananların Hastalığıdır-2. cilt (Araştırma İnceleme-10)
  15. Galiba Yanlış Anladık
  16. Yürek Ülkesi
  17. İnsan önce kendi karanlığını tanımalıdır
  18. Ne varsa ‘ben’de var
  19. Yeryüzünün hakkını vermeden gökyüzüne el açma
  20. Ömrümün Besmelesi
  21. Fabrika Ayarlarına Dönüş
  22. Ve Kader Gayrete Aşıktır (Roman)
  23. Kadifeden Çığlıklar (Roman)
  24. Insan İnsana Emanettir – 1.cilt
  25. İnsan İnsana Emanettir-2.cilt
  26. Eğitim mi Öğütüm mü? – 1.cilt (Araştırma-İnceleme)
  27. Eğitim mi Öğütüm mü? – 2.cilt (Araştırma- İnceleme)
  28. Sayha (Roman)

Eğitime bakış açımız

(Yazıların üzerine tıklayarak okuyabilirsiniz)

 Eğitim mi Öğütüm mü? ( İstanbul Halk Haber Gazetesi- İSTANBUL)

 Gençlerin Sessiz Çığlığı ( Haberci Çanakkale- ÇANAKKALE )

Takdirlik Karneler mi Karakterler mi? ( Frigya Haber- Eskişehir )

Elenen öğrenci değil sistemin kendisidir ( Haber16- Bursa )

Asıl Deprem Okullarımızda ( Kayseri Gündem- Kayseri )

Eğitimde “ortak akıl” zorunluluğu ( Kamu Ajans- İSTANBUL )

Denklem Çok Basit Ama ( Kamudan.com – İSTANBUL )

Liyakat mi sadakat mi ( Mardin Haber- MARDİN )

Eğitime Olan İnanç azalıyor ( Teketek Haber- Kahramanmaraş )

Özünüz ne kadar gürse o kadar özgürsünüz ( Yayla Haber- ÇORUM )

Erciş, Umudumun yeniden yeşerdiği coğrafya ( Yenigünde Haber- Samsun )

Kurtalan’a selam olsun ( Karaman Olay- Karaman)

Kuşaklar arası makas açılıyor ( Fırat Gazetesi – Elazığ)